Valparaiso

Kuzey Şili’nin en güzel şehri: Valparaiso

Şili’nin sadece kuzeyini gezebildim. Arica, Iquique, San Perdo de Atacama, La Serena derken Valparaiso‘ya geldim. İlk kez bir Şili şehrini sevdim, hatta aşık oldum. Önceki şehirler genelde Avrupa ayarında düzene ve şehir yapılaşmasına sahip, sizi şaşırtmayan, çok da otantik hissetmeyeceğiniz şehirlerdi. Tabi bu gözlemim sadece kuzey Şili için. Bir arkadaşımın dediği gibi gibi Şili şehirleri ile değil, doğası ile öne çıkan bir ülke. Asıl güzellikler güneyde, Göller Bölgesi, Patagonya ve daha aşağıda Tierra del Fuego, Punta Arenas vs. Bu seyahatimde gidemedim ama listemin başında.

Kendine özgü evleriyle Valpariso özel bir şehir.

Kendine özgü evleriyle Valpariso özel bir şehir.

Tur rehberinin anlattığına göre Valparaiso zamanının Şili hükümeti tarafından Santiago çevresindeki nüfus yoğunluğunu azaltmak için kurulmuş bir liman şehri. Santiago’ya yaklaşık 100 km uzaklıkta. Şili’nin kuzeyi ve güneyi ekstrem yerler. Kuzeyde çöl, güneyde sıradağlar ve çok soğuk iklim var. Tarım genelde sadece orta bölgede yapılabiliyor, bu yüzden Santiago ve çevresinde büyük nüfus yoğunluğu var, hala da öyle. Kiliseleri buraya taşıyarak daha doğrusu yeni kiliseleri buraya yaparak başlamışlar, daha dindar kesim için buraya taşınmak kolay olsun diye. Kırk küsür tepeye kurulu olan Valparaiso için “Neden burayı seçmişler yerleşmek için” diye sorduğumda ilk cevap “Su” oldu. Nüfus yavaş yavaş buraya kaymaya başlamış, liman da tabii ki büyük hareketlilik sağlamış.

Valparaiso port

Valparaiso limanı

Valparaiso’ya otobüsle ulaşabiliyorsunuz, havaalanı yok. Ya Santiago’ya uçup oradan otobüse binecekseniz, ya da kara yolu ile seyahat ediyorsanız herhangi bir Şili şehrinden otobüsle Valpo’ya geleceksiniz. Santiago’dan gelecekseniz size tavsiyem öncelikle metro ile Pajaritos durağına gitmeniz. (Kırmızı hat, 1 no’lu metro hattı) Doğrudan metrodan otobüs terminaline bağlanıyorsunuz. Burası biraz merkezin dışında dolayısı ile trafiğe daha az takılıyorsunuz. Özellikle hafta sonu günübirlik Valpo’ya giderseniz, Pazar günü çok trafik oluyor dönüşte. Normalde 1.10 dk süren yol (Pajaritos’tan) 2.5-3 saati buluyor. Dönüş biletinizi de son dakikaya bırakmayın, ben bir gün 3000 peso’ya giderken dönerken 7000 peso’ya döndüm. Şili’de otobüs bilet fiyatları fiks değil, bilet azaldıkça fiyat artıyor.

Paseo 21 de Mayo Valparaiso

Paseo 21 de Mayo’dan Valparaiso limanı manzarası

Daha önce belirttiğim gibi, Valpo kabaca bir sahil şeridi ve bu şeridin arkasındaki tepelerdeki evlerden oluşuyor. Özellikle bu tepelerdeki evler ve sokaklar çok çok güzel. Rengarenk ve güzel tasarımlı evler, graffiti dolu duvarlar, yüzlerce cafe, bar, restoran ile kuzeydeki diğer standart şehirlerden çok farklı. Saatlerce sokaklarında yürüyebileceğiniz, her gün aynı sokağı kullansanız bile her geçişinizde fark edeceğiniz detaylar sizi bekliyor.

Valparaiso’da en çok zaman geçireceğiniz yerler Cerro Alegre ve Cerro Concepcion. Cerro “tepe” demek. Otel, hostel ya da airbnb oda bakarken bu civarlarda yer bulursanız tercih edin. Tepelere yürüyerek çıkabileceğiniz gibi, eskiden daha fazla olan ama şu anda sadece 10-11 tanesi çalışan asansörleri de kullanabilirsiniz. Hemen hepsi 100 peso ( 21 de Mayo tepesine çıkan hariç, 300 peso) Ayrıca tepelere doğru giden collectivolar da var. Bunlar taksi görünümlü dolmuşlar. Şili’de dolmuş müessesi ilginç. Hepsi yeni ve konforlu sedan araçlar, 4 kişi alıyorlar, yönü belli ama siz ineceğiniz yeri söylüyorsunuz ve sizi oraya kadar götürüyor rotasından sapıp. Taksi dolmuş diyebiliriz. Collectivo dışında otobüslere de binebilirsiniz. Bunlar tek yön 400-600 peso arası değişiyor.

Valparaiso graffiti

Valparaiso duvarları graffiti ile dolu

Çoğu turistik şehirde olduğu gibi burada da free walking tour, ücretsiz yürüme turları (bahşiş veriyorsunuz) var. Ben Tour4Tips ile yaptım, daha sonra Santiago’da aynı turu aldım, oldukça memnun kaldım. İlk gün bu turu alın, şehrin hikayesini dinleyin, sokaklarında rehber ile gezin, ne nerede öğrenin sonra kendiniz şehrin tadını çıkartın.

Valparaiso’da Cerro Alegre’de kaldım ve burada kaldığıma çok memnun oldum. Tepelerdeki manzara noktaları (mirador) Paseo Yugoslavo, Paseo Gervasoni, Paseo Atkinson, Paseo 21 de Mayo mutlaka gitmeniz gereken yerler. İlk üçü birbirine yakınken Paseo 21 de Mayo şehrin liman tarafına doğru, merkezden bir 15 dakikalık yürümeyle ulaşılabiliyor. Tüm miradorlar harika bir manzaraya sahip, kitabınızı okuyabileceğiniz banklar, kafeler ya da barlar var. Ana meydanlar limana yakın olan Plaza Sotomayor, herkesin buluşma noktası Plaza Anibal Pinto ve turistik alandan bir tık daha uzakta olan Plaza Victoria.

Valpo sokakları graffiti ile dolu. Bu akımın nispeten yeni olduğu söylediler. Protesto ve siyasi mesajlarla başlayan akım, şu anda sanatçılara büyük graffiti işleri verilmesine dönmüş. Foto çekmekten, sağa sola bakmaktan başınız dönecek.

Valpo’nun tarihinde pek çok yangın var, bazıları çok büyük. Dar sokaklarda müdahele de zor oluyormuş. UNESCO koruması altında olduğundan evleri sadece aynı şekilde yenilemek mümkün, dolayısı ile yanmış durumda duran çok ev var. Evlerin pek çoğu metal kaplı, bu metaller yangınlara karşı da koruyor kısmen ama misal evi tekrar yapmak isterseniz bu metali de koymak zorundasınız ve bunu bulmak zormuş.

valparaiso6

Valparaiso’da yakın bir kaç plaj olsa da lokaller hemen yandaki şehir Viña de Mar’a gidiyor. Şehir olarak çok bir özelliği olmasa da (şık ve düzenli ve pahalı bir şehir) plajları güzel. Viña del Mar’ın ilerisindeki plaj Reñeca’yı da sevdim. Oldukça geniş ve kumu güzel. Bir çok restoran ve plaj barı var ancak tek sıkıntı yüzmek için çok uygun değil. Deniz dalgalı ve kuvvetli, cankurtaranlar fazla uzaklaşmanıza izin vermiyor. Yine de dalgalarla oynayabiliyorsunuz. Reñeca’da sahilde evler enteresan, merdiven gibi yan yana yatayda uzun bloklar, evlere ulaşmak için eğimli giden asansörler vs. Viña Del Mar’a lokal otobüslerle ya da Valpo’dan metro ile ulaşabilirsiniz. Reñeca’ya da yine otobüsler var. 600lü hatlar o tarafa doğru gidiyor. Otobüslerin üzerinde Viña, Reñeca vs yazıyor zaten.

Valpo deniz ürünleri bakımından çok zengin. Özellikle Plaza Sotomayor’dan ileriye Arrayan’a doğru yürürseniz çokça deniz ürünleri restoranları var. Şili tarzı hot-dog “completo” burada da en çok yenilen şey. Lokal restoranlarda chorrillana (altı patates kızartması, üstü et ve sosis dolu bir tabak), pastel de choclo (mısırdan yapılan bir tart ve içinde et var), permesanlı deniz tarakları en çok bilinen ve tercih edilen şeyler. Yemeğinizin yanına bana genelde pahalı gelen Şili’deki tek ucuz olan şey nefis Şili şaraplarından tadabilirsiniz. Ben Plaza Sotomayor tarafındaki geleneksel restoran Capri, Plaza Anibal Pinto’daki Valpo’nun en eski restoranı denilen Cinzano’ya gittim. Bir arkadaşım beni Cerro Concepcion’da teraslı restoranlardan bir kaçını denedim. Bunlar manzara ve servis olarak çok iyi olsa da ilk ikisinde yediğim yemekler çok daha iyiydi.

Valparaiso Cassot

Valparaiso Cassot’da mojitoları lüplerken. Her oturuşumda 2-3 tane içtim.

Valpo geceleri de eğlenceli. Valpo’da yaşayan bir arkadaşım beni Avenida Ecuador’da Cassot Bar diye bir yere götürdü, uzun zamandır içtiğim en güzel mojitoları içtim (Ecuador 110). O sokakta bir çok bar var ve sadece lokallerle dolu. Errazuriz üzerindeki La Piedra Feliz Valpo’nun eski bar ve dans mekanlarından. Giriş ücretinin yüksek olduğu, bir salonda salsa, bir salonda 80’ler ve ana salonda canlı müzik olan mekanda dans edebilirsiniz. Aynı sırada 1-2 gece kulübüne de gittim, klasik latin gece klüpleri, reggeaton, salsa, bachata çalan. Bunlardan birinde ayrı bir camekan odada 80’ler çalıyordu. Bir arkadaşım bizi süper lokal bir yere götürdü. La isla de Fantasias diye bir yer. Pazar günleri olan bu etkinlik, bir evin bahçesi gibi bir yerde yapılıyor ve gündüz 15.00’den itibaren canlı müzik grupları var, 4-5 grup çıkıyor. Gittiğim en otantik yer ise kesinlikle oranın en eski barı olan La Libertad.

Eğer Şili’ye gidecekseniz ve Santiago’ya uçuyorsanız mutlaka bir kaç geceyi Valparaiso’ya ayırın. Şili’nin en güzel şehirlerinden birini görmeden geçmeyin.

Leave a Reply