Arica Chile

Şili’nin en kuzeyi: Arica

29 Aralık’ta Bolivya La Paz’daydım ve yeni yıla nerede gireceğime dair hiç bir planım yoktu. Harekette bereket vardır diyip, yeni seneye yeni bir ülkede girmek için 30 Aralık’ta Şili’ye kuzeyden girdim. Arica’da yaşayan arkadaşımın daveti de etkili oldu, yılbaşı akşamı aile yemeklerine konuk oldum ve yeni yıla aile ortamında girdim.

Bolivya Şili sınır geçişi için beklerken. Arka planda dağlar var.

Arica Şili’nin en kuzeyinde, Peru sınırına yakın bir şehir. Bolivya’dan gelirken Tambo Quemado sınır kapısından geçip, Şili tarafında Lauca doğal parkının içinden geçip Arica’ya varılıyor. Yolun sınırdan öncesi ve Arica’ya kadar olan kısmı harika. Etraf beyaz zirvelerle çevrili. Otobüsle sınır geçişi, hem kalabalık hem de nispeten Güney Amerika’nın en gelişmiş ülkesi olan Şili’ye giriyor olmanızdan dolayı biraz uzun sürüyor. İlginç şekilde, Bolivya tarafında durmadan Şili tarafına geçiyorsunuz. Bolivya sınır damgasını Şili tarafındaki Bolivya kulübesinden alıyorsunuz. Öncelikle onun sırasına giriyorsunuz. Bolivya vatandaşlarından çok cüzi bir ücret alınıyor, yabancılardan bir şey talep edilmiyor. Daha sonra otobüse geri dönüyorsunuz. Şili sınır kulübesi tarafında otobüsleri tek tek alıyorlar, kulübe önünde iniyorsunuz, çantanızı ve bavulunuzu alıp içeri giriyorsunuz. Otobüs ile gelenler için ayrı bir sıra var, sabırla bekliyorsunuz, damganızı alıp, bavullarınızı x-rayden geçirip dışarıda herkesin işini bitirmesini bekliyorsunuz. Aranan otobüs geliyor, tekrar bavullar yükleniyor ve Arica’ya gidiyorsunuz. Sınırdaki manzara bile harika. Canınız sıkılmadan etrafı izliyorsunuz. Terminal Arica’nın merkezinde. Önünden taksi, taksi dolmuş ve otobüslere binmeniz mümkün.

Arica Chinchorro

Arica Chinchorro plajı

Şili ekstrem coğrafyaların ülkesi. Kuzeyde çöl, güneyde ise dağlar var. Şili’nin kuzeyindeki sahil şehirlerinin genel yapısı kumsal şeridi, arkasında şehir, şehrin arkasında büyük kum tepeleri, kum dağları. Yani şehirdeyken çölde olduğunuzu hiç unutmuyorsunuz, enteresan bir coğrafya. Arica da farklı değil. Sahil şeridi boyunca uzun plajlar var kimi kumsal kimi kayalık, arkasında şehir var.

Şili’nin Güney Amerika’nın hatta Latin Amerika’nın en gelişmiş, en iyi ve stabil ekonomisi olduğu söylenirdi. 18 ay Meksika’dan Bolivya’ya kadar hemen hemen tüm ülkeleri ziyaret ettikten sonra Şili tam bir şok oldu. Hem maddi hem manevi anlamda. Öncelikle diğer ülkelere nazaran bir seyyah oldukça pahalı, özellikle Kolombiya, Peru, Bolivya’dan sonra. (Orta Amerika’da Costa Rica ve Panama’da pahalı). Neden gezginlerin Şili’ye gelince ağladıklarını anladım 🙂 Şili’de ucuz olan tek şey şarap. Diğer yandan şehirler süper düzenli, araçlar ve yayalar trafik kurallarına harfiyen uyuyor ve saygılılar. Taksiler ve taksi dolmuşlar yeni ve geniş araçlar. Bu anlamda şehirler bir Avrupa şehrini anımsatıyor. Ancak şehirlerin hiç bir ilginçliği yok. Binalar sıradan, tarihi çok bir şey yok, düzgün ve düzenli büyükçe yazlık kasaba gibiler. Bir gezgin arkadaşım bana Şili’nin şehirleri değil doğası çok güzel demişti. En azından kuzey Şili için (Valparaiso hariç) bunun doğru olduğunu söyleyebilirim.

Arica Laucho

Camila ve bendeniz Arica Laucho plajında

Arica’da yapılacak başlıca turistik şeyler, Morro de Arica, şehri görebileceğiniz bir tepeye çıkmak. Burada büyük bir bayrak, kocaman bir İsa heykeli, savaş müzesi ve güzel bir manzara sizi bekliyor. Taksi ile çıkıp merdivenlerden inebilirsiniz. Yazın gitmezseniz merdivenlerden de çıkmayı deneyebilirsiniz. Merkezde Gustavo Eiffel’in dizayn ettiği katedral var. Iquique’de de bir saat kulesi var Eiffel’in. Şili’de bir kaç eseri daha var. Benim her ziyaret etmek istediğimde kapalı olan Museo Arqueologico San Miguel de Azapa, Azapa Arkeoloji Müzesi var. Buraya mumyaları görmeye gidebilirsiniz. Gitmeden önce açık mı değil mi kontrol etmekte fayda var. Merkezin 10-15 KM dışında. Otobüs terminalinin hemen önünden sarı taksiler kalkıyor üzerinde Azapa yazan, bunlar taksi dolmuş, bunlarla gidebilirisiniz. 1100 ya da 1300 peso idi hatırladığım kadarıyla. Ve tabii ki plajlar var. Arkadaşım Camila sağolsun arabayla beni epeyce gezdirdi. En büyük plaj Playa Chinchorro. Burası yer bulmak bakımından daha uygun olsa da öğleden sonraları biraz rüzgarlı oluyor. Bu yüzden Kite Sörf için çok uygun, burada ders alabilir ya da ekipman kiralayabilirsiniz. Sahil biraz kalabalık olduğundan açılana kadar çoluk çocuğun arasından geçmeniz gerekecek. Ayrıca kaldığım hostelin sahibi ABDli bana Arica ve Chinchorro’nu yeni sörf merkezi olduğunu söyledi. Kışa doğru yani Ağustos ayınca hani sörf kliplerinde gördüğümüz pipe, boru tarzında dalgaların olduğunu, belediyenin bu sporu tanıtmak için yüksek ödüllü sörf yarışmaları yaptığını ve sörfün önemli isimlerini buraya getirdiğini söyledi. Ben oradayken yani Ocak başında nispeten daha küçük dalgalar vardı. Daha organize ancak daha küçük olan plaj ise Playa El Laucho. Burası Morro de Arica’nın arkasında kalıyor. Büyük bir yer değil ve kalabalık oluyor. Şemsiye, şezlong kiralayabiliyorsunuz. Şemsiye 3000 peso. Plajın arkasında 3-4 tane restorant-bar var. Bu sahil dalgalı deniz sevmeyenler için daha uygun, deniz daha sakin ve yüzmeye daha elverişli. Ben dalgalarla oynamayı seviyorum misal. Sahil yolundan devam ederseniz diğer plajlara gidebilirsiniz. Aricalılar üşenmeden mangal, içki, müzik ekipmanları, şemsiyelerle bu çoğu kayalık olan plajlara geliyor. Bayağı piknikçi ruhu var onlarda da. Göçler Çağı’nda Karadeniz’in kuzeyinden ayrılan Türk boyları buraları buralara kadar uzanmış olabilir mi? 🙂 Sahil yolu bir yerde bitiyor, burada da ücretsiz ziyaret edebileceğiniz bir mağaralar bölgesi var. Cuevas de Anzota, Anzota mağaraları. Vaktiniz varsa gezilebilir.

Cuevas de Anzota

Arica’nın Cuevas de Anzota parkında özellikle gün batımında şahane foto çekebilirsiniz.

Arica’nın biraz dışında ise Lauca Milli Park’ına gidebilirsiniz. Buraya turlar var. Adını unuttuğum bir göl ve muhteşem dağları görebilirsiniz. Ben zaten o taraftan geldiğim ve zaten Peru’da Ant Dağlarında yeterince vakit geçirdiğim için bu turu almadım.Bir de kum tepelerinin birinde bir takım çizimler var, hiç mi hiç ilgimi çekmedi, benzerlerini gördüğüm için, ona da gitmedim.

Şehir merkezinde ana alışveriş caddesi Paseo 21 de Mayo. Trafiğe kapalı olan bu cadde üzerinde dükkan, restoran, cafe her şeyi bulmanız mümkün. Ayrıca deniz tarafına doğru bu caddeyi kesen ve yine trafiğe kapalı olan Bolognesi üzerinde de güzel yerler var. Ben tam yılbaşı arifesinde gittiğim için pek çok yer kapalıydı. Güzel bir yılbaşı geçirdiğim için başka bir şey yapmaya enerjim kalmadı zaten bir de plaj bulmuşken değerlendirdim. Camila ve ailesi ile dayısının evine gittik büyük aile yemeği için. Herkes çok ilgiliydi. Şahane yemek yedik, uzun sohbetten sonra çoğu aile gibi arabalara atlayıp sahile gittik. Herkes sahil civarındaki yollara park etmiş, masaları kaldırımlara kurmuş, üstünde bardaklar, şampanyalar, yemekler gece 12’deki havai fişek şovunu izlemeye çıkmışlar. Öyle bir adetleri var. Hem Morro de Arica tepesinden hem denizden 20 dakika süren uzuuun bir havai fişek gösterisi vardı. Yılbaşında şampanyamızı patlattık, 12şer üzümümüzü yedik, dilek balonumuzu evrene gönderdik (Japon feneri galiba adı). Gökyüzü yüzlerce kağıt balonla doluydu, çok güzel bir manzaraydı. Daha sonra aileden ayrılıp Camila’nın bir arkadaşının evine, orada da kumsaldaki bir partiye gittik. Hostele döndüğümde saat 06.00 gibiydi.


2017 için dileklerimizi diledik ve balonumuzu gökyüzüne gönderdik. Videonun sonunda gökyüzündeki onlarca belki yüzlerce Japon balonunu görebilirisiniz.

Arica oldukça kurak bir yer. Peru’nun güneyi ve Şili’nin kuzeyi dünyanın en kurak bölgelerinden. Atacama çölü en nihayetinde. Buralara hemen hemen hiç yağmur yağmıyor. Evlerin çatıları yağmur için uygun değil misal, çoğu evde evin bölümlerine gitmek için çatısı olmayan açıklıklardan geçiyorsunuz. Kaldığım hostelin sahibi sıkı bir yağmur yağsa tüm evleri su basacağını söylemişti. Arica her sabah güne bulutlu uyanıyor. İstisnasız her sabah. Öğleden sonraları ise hava açıyor. Çöl sıcakları ve Humbolt serin akıntısının yarattığı bir fenomen. (Onlar fenomen diyor, fenomeno El Niño misal)

Ben Chincharro tarafında bir hostelde kaldım, plaja yürüme mesafesiydi. Ancak Arica küçük, nerede kalırsanız taksi dolmuşlar ya da otobüslerle istediğiniz yere kolayca gidebilirsiniz. Hemen Şili’nin enteresan taksi dolmuş kavramını hatırlatayım. Bunlar büyük sedan taksiler, hatları var ve tepelerinde ya da ön camda yazıyor rota (ya da numaraları). Bindiğinizde nerede ineceğinizi söylüyorsunuz, ana rotasından sapıp sizi inmek istediğiniz köşede indirip rotasına geri dönüyor. Bunlara binmeden önce, hangi collectivo’ya bineceğinize emin değilseniz, önce sorun buradan geçiyor mu diye. Gezdiğim kadarıyla tüm kuzey Şili’de durum böyle. Bunların fiyatları 400-600 peso arasında değişiyor.

2017 yeni yıl ekibi 🙂

Eğer sadece Şili içinde geziyorsanız San Pedro Atacama hariç, kuzey Şili çok enteresan değil yazının başında yazdığım gibi. Yazın yani Aralık, Ocak, Şubat gibi buralardaysanız, uzun zamandır plaj görmediyseniz Arica’yı ziyaret edip biraz güneşlenebilir, belki, sörf, kite sörf yapabilirsiniz. Ancak unutmayın, bu zamanlar tüm Güney Amerika için tatil zamanı, her şey daha pahalı ve Şili sahilleri taa Santiago’ya kadar Arjantinliler ile dolu. Arjantin’den çok daha ucuz olduğu için Şili’de tatil yapıyorlar, alışveriş için Şili’ye geliyorlarmış. Arjantin’e gidemedim ama artık fiyatları siz düşünün.

Leave a Reply