Panama Kanalı

Mühendislik harikası: Panama Kanalı

Panama Kanalı‘nı görmek çok heyecan vericiydi. İlk kez canlı El Clasico izlediğimde de benzer hislerim vardı. Hep bildiğin, önemli, uzaktan hayret ettiğin bir konuyu canlı görmek. Yani düşünün hala zaman zaman denize bakar dalgın dalgın üzerindeki koca gemilerin, koca derken insanın hayal gücünü zorlayan büyüklükte gemilerin nasıl olup da yüzdüğünü düşünürüm. Dolayısı ile Panama Kanalı’nı görmek benim için çok önemliydi.
Panama Kanalı

Panama Kanalı Miraflores geçişi. İki havuz arasındaki su farkını görebilirsiniz.

Panama kanalı Atlas ve Pasifik Okyanusları arasında bir kestirme. İki deniz arasındaki kanal yaklaşık 77 kilometre ve yanlış hatırlamıyorsam Karayip ucu (Atlantik) ve Pasifik ucu arasında su seviyesinde 40 metrelik bir yükseklik farkı var. Taa 1600lardan gelen bir hayal. Orta Amerika’nın tüm kaynaklarını kıtalarına taşıyan Avrupalar düşünmüşler ne yapsak diye. En son 1800lerin sonunda, Süveyş Kanalı‘ndan tecrübeli Fransızlara veriliyor görev. Başlanıyor çalışmaya. O zaman kanal yapılacak yer tropik dutluk, her yer orman. Zorlu arazi şartları, taşkınlar ve salgın hastalıklardan (sarı humma, sıtma) binlerce insan ölüyor.

Panama Kanalı

3 idiots! Panama Kanalı seyir terasına çıkarken biz.

Binlerce derken, Fransızlar iflas bayrağını çekip pes ettiklerinde 1881-1894 yılları arasında toplam 22.000 civarında insan ölmüş. 1904’de Amerikalılara veriliyor görev. Amerikan ekibindeki sağlık sorumlusu doktor ve ekibi yaptıkları çalışmalarda sarı humma ve sıtmanın çoğunlukla sivrisinek kaynaklı olduğunu buluyorlar, öncelikle sivrisineklerin kökünü kurutmaya çalışıyorlar, ilaçlar, bataklıkların kurutulması, sivrisinek tülleriyle. Hastalık kaynaklı kayıpları özellikle inşaatın ilerleyen safhalarında minimumda tutuyorlar, yine de 9000’e yakın kişi ölüyor. Amerikalılar kanalı tamamlayıp 1914’de açıyorlar. Ancak kalanın işletmesi ve idaresinin tam olarak Panama’ya geçmesi 2000 yılında oluyor. Biz oradayken 15. yılını kutluyorlardı bu geçişin. Geçen sene de kanalın 100.yılını kutlamışlar.

Karar verdiğimiz gün ve saatte Garin, Gal ve ben hostelimizden ayrıldık. Kanal bizim kaldığımız tarihi merkeze çok uzak olmasa da, toplu taşımadan sonra biraz yürümek gerekiyor. 3 kişi olunca hemen her yerde olduğu gibi taksi paylaşmak çok mantıklı oluyor. Hatırlatayım, Panama City‘de taksilerde taksimetre yok, gideceğiniz yer için önden bilgi almanız ya da pazarlık yapmanız gerek. Fiyatlar günün yoğun saatlerinde değişiyor. Taksi bizi 15 dakika içinde kanalın izleme kulesine getirdi. Kanal boyunca gemilerin geçtiği iki kapı ve bunların yanında gözlemevi var. Genelde herkesin gittiği, merkeze daha yakın olan Miraflores‘e gittik. Ayrıca burası Panama Kanalı müzesinin de olduğu yer. Giriş 15 USD

Hızlandırılmış şekilde Panama Kanalı geçişinin bir bölümü.

Shaq

Mevzu bahis foto bu. Shaq ve kız arkadaşı. Sizin de aklınıza soru ya da sorular gelmiyor mu?

İzleme terası en üst katta. Müzenin içinden geçiyorsunuz. Biz müzede hiç zaman harcamayıp 5 kat yukarı, izleme terasına çıktık doğruca. Tam öğlen vakti gittiğimiz için oldukça kalabalıktı. Ne kadar şanslı olduğumuzu daha sonra anlayacaktım, çünkü kocaman bir gemi bize doğru geliyordu. Yani gemi kocaman ama kanal o kadar geniş değil! Aklıma Shaquille O’neal ve kız arkadaşının fotoğrafını gördüğümde düşündüklerim geldi. Nasıl sığacak?

Elbette bizdeki gibi kasasındaki yük üst geçide çarpan kamyonlar gibi başıboş hareket etmiyor gemiler. Panama Kanalı’nın ne kadar özel olduğunu gösteren bir durum var. Bir geminin Panama Kanalı’ndan geçebilmesi için belli bir genişlikte olması gerekiyor. (su üstündeki kısmının) Bunun maksimum limitine Panamax diyorlar. 110 feet ya da 33.5 metre. Gemiler inşa edilirken bu ölçüye dikkat ediliyor. Evrensel bir üst sınır kendiliğinden oluşmuş.
Panama Kanalı

Bahsettiğim dev gemi arkadaki mavi beyaz olan. Uzaktan küçük gözüküyor.

Kanal üzerindeki geçiş noktalarında (locks) mekanizma şu şekilde çalışıyor. Her geçiş noktasında toplam 3 kapısı bulunan iki havuz var. Kapılar havuzların girişinde ve iki havuzun ortasında. Gemi geldi yönden havuz kapısı açılıyor, gemi içeri giriyor, kapı kapanıyor. Gemi 1. havuzdayken, 1. havuzun suyu boşaltılıyor ve ikinci havuz seviyesine geliyor. Birinci ve ikinci havuz arasındaki kapı açılıyor, gemi ikinci havuza çekiliyor. 1ve 2 no’lu havuz arasındaki kapı kapanıyor, artık gemi 2. havuzda. 1. havuzun suyu arkadan gelen gemi için doldurulurken, bizim geminin olduğu ikinci havuzun suyu boşaltılıyor ve  Pasifik Okyanusu seviyesine geliyor. 2. havuzun çıkış kapısı açılıyor ve gemi Amerikan Köprüsü’nün altından geçerek okyanusa çıkıyor. Miraflores kapısı kanalın Pasifik tarafında yer alan son kapı, bundan sonra gemiler okyanusa açılıyor.
Panama Kanalı

Bu gemi gerçekten Panama Kanalı’na nasıl sığdı aklım almıyor. Su seviyesini biraz daha düşürseler kanala sıkışacak gibi…

İşin heyecan verici tarafı açıldığından beri kanal aynı sistemi, aynı mekanizmayı, aynı kapıları kullanıyor. 100 senelik bir sistem. Nasıl bir mühendislik!
Gemiler geçiş noktalarında çekicilere bağlanıyor ve kanal boyunca öyle hareket ediyorlar. Küçük tekneler ise, yelkenliler bile gördüm, kendi kendilerine gidiyor. Tabii ki oldukça yavaş bir proses. Eğer geçecek gemi devasa değilse, sığdığı kadar tekneyi alıyorlar havuzlara. Bir geminin tüm kanalı geçmesi 8 saat sürüyormuş. Düşünsenize koca Güney Amerika kıtasını dolaşacağına sadece 8 saatte diğer taraftasın. Tabii bu geçişin bir bedeli var. Kapıda fiyatlar yazmıyordu 🙂 Ancak konuşulan şuydu, Panama hükümeti fiyatları çok arttırdığı için deniz kenarında oturanların konteynerlerden aşina olacağı Maerck firması Panama kanalını kullanmıyormuş. Biraz internette baktım. 50 feete kadar olan tekneler 800 dolar, 50-80 feet $1,300, 80- 100 feet olanlar $2,000 ödüyor. Ancak ticari gemiyseniz ve konteyner taşıyorsanız, her dolu konteyner için $82, boş için $74 ödüyorsunuz. Bir sürü de ıvır zıvır ödemesi var, klavuz gemi kullanımı, yer görevlileri vs. Devasa olmayan bir geminin en az 3000 konteyner taşıdını düşünürsek, ciddi bir rakam. Bilgileri aldığım sayfada 3800 konteynerli bir geminin yaklaşık toplam 350.000 dolar hesap çıkartılmış. Yolcu gemileri için yatak başı 100 doların üzerinde bir ücreti var.
Panama Kanalı Panama ekonomisinin bel kemiği. Sadece geçiş değil, kanaldaki free zonelar, gemilerin aldığı hizmetler, servisler de büyük bir yekün tutuyor. Wikipedia Panama GDP’sinin %80 servis kaynaklı diyor. Bu da Kanal ve etrafındaki hizmetler. Şimdi harıl harıl yeni kanalı açmaya çalışıyorlar, daha geniş gemilerin geçmesine olanak sağlayacak. Diğer yandan da Nikaragua kanalı konuşuluyor. Herhalde Nikaragua gölünden geçecek bir rotadır. Panama için yıkım olur.

Velhasıl gemileri izleyip müzeye iniyoruz. Şanslıyız demiştim, çünkü bazen gidiyorsunuz ve gemi olmuyor ya da kayda değer büyük gemi olmuyor. Gidip boş dönen biriyle tanıştım hostelde. Eğer giderseniz, sağdan soldan gemi olup olmadığını öğrenmeye çalışın. Amerika Köprüsü’ne çıkıp geriye gemi trafiğine bakabilirsiniz belki (yaya yolu var mı bilmiyorum, arabayla geçtim 1-2 kez) ya da Miraflores’ten daha sonra mutlaka kanalın gözle görülebildiği beleştepeler vardır, lokallere sorup öğrenilebilinir.

Gemiler her iki taraftaki klavuz vinçler tarafından çekiliyor.

 

Müze de enteresan. Bir film odası var. İngilizce ve İspanyolca olarak kanalı tanıyor, saatlere dikkat edip girebilirsiniz. Sonrasında sergi kısmı var. Bu kanal için tasarlanan yeni makineler, ekskavatör gemiler ve teknolojileri anlatılıyor. Yukarı doğru 4 kat. 4 katta bir gemi simülasyonu var, kanaldan geçerken ki manzarayı kaptan köşkünden görüyorsunuz.
Benim için şahane bir deneyimdi. Dünyanın bir mekanik harikasını kendi gözlerimde gördüm. Panama City’nin de benim için en güzel anısı bu oldu.

Leave a Reply