Villa de Leyva

En büyük meydan: Villa de Leyva

Bogota’da bir haftadan fazla zaman geçirdikten sonra Villa de Leyva, San Gil ve Barichara üçlemesini yapmak için kuzeye çıkma vakti gelmişti. İlk durak olan Villa de Leyva’nın cici, küçük bir kasaba olduğunu, güzel bir meydanı olduğunu daha önce giden arkadaşlarımdan biliyordum. Orta ve Güney Amerika’da epeyce “cici” küçük kasaba var. Çoğu İspanyollar zamanından kalan kolonial kasabalar/şehirler ve bunların iyi korunmuşları ya da restore edilmişleri gerçekten rengarenk ve insanı iyi hissettiren bir havaya sahip oluyor. Boyaca bölgesindeki Villa de Leyva ise kolonial beyaz evleri ile bana İspanya’daki beyaz köyleri hatırlattı. 1500’lerde kurulan Villa de Leyva, 1950lerde ulusal anıt ilan edilmiş.

Villa de Leyva

Villa de Leyva’nın meşhur meydanı.

Bogota’dan terminalden Villa de Leyva’ya giden minibüslere binebilir ya da biraz daha kuzeyde aynı zamanda TransMilenio (metrobüs) durağı olan Portal Norte’den aynı minibüsleri yakalayabilirsiniz. Bogota trafiğine göre 3,5-4 saat sürüyor yol. Villa de Leyva terminaline geldiğinizde terminal dışında bekleyen kamyonetler taksi görevi görüyor. 5000 COP’e merkezdeki her yere götürüyorlar. Ya zaten küçük bir yer ben yürürüm diyebilirsiniz ama eğer elinizde bavul varsa parke taşlı Villa de Leyva yolları geçit vermiyor. Ben de yürümeye başladım, sonra geri döndüm ve paşa paşa taksiye bindim. Bindiğiniz taksinin şoförü doğru dürüst ise numarasını alın. Terminale geri dönmek için lazım olacak.

villa de leyva plaza

Villa de Leyva meydanının gece görüntüsü

Yürüyerek yarım günde gezebileceğiniz bu küçük kasabada ne yapılır? Hiç bir şey yapılmaz. Hiç bir şey yapmamak için harika bir yer. Aslında yapılacak şeyler var ama en keyiflisi gündüz kitap okuyup, dağ manzarasının tadını çıkartıp akşam ise yiyeceğini, içeceğini alıp kasaba meydanında, kilise önündeki taş basamaklara oturup laflamak, gelene geçene bakmak. Villa de Leyva’nın büyük bir meydanı var. Hatta Wiki’de yazdığına göre bu şekildeki en büyük meydanmış (plaza). Meydanın en büyük yapısı kilise ama kilise sırasında cafe, dondurmacı, bar var. Meydanın diğer 2 tarafı da yine restoran, market vs ile çevrili. Gündüz sıcak havadan dolayı herkes gölgelerde otursa da güneş indikten sonra kilisenin olduğu taraftaki merdivenler doluyor. Kimi içiyor, kimi yiyor, kimi gitar çalıyor. Ne arkadaki mekanlar ne de kilise tarafından kışt denmiyor kimseye.

Villa de Leyva

Villa de Leyva’da yaptığımız bisiklet turu rotası.

Villa de Leyva’da tavsiye edeceğim aktivitelerin başında dağ bisikleti turu geliyor. Çeşit çeşit rotalar var ve bisiklet kiralayabileceğiniz Ciclotrip Tours & Bicycle Rental bu işi çok profesyonel şekilde yapıyor. Burada bisiklet kiralayabileceğiniz gibi biraz daha para verip rehberli bir tur almanız da mümkün. 3-4 rota var. Her rotanın zorluk derecesi, eğimi, uğranacak noktalar belli. Rotanızı seçtikten sonra en az 20 dakika süren bir orientasyon yapılıyor. Daha önce hiç böyle bir hizmet almamıştım. Önce harita üzerinde gideceğiniz rotayı çiziyorlar. Toprak yolu ayrı, genelde az olan asfaltı başka renkle çiziyorlar. Çizerlerken önemli noktaların fotoğraflarını bilgisayardan gösteriyorlar, görsel hafıza oluşturmak için. Buradan döneceksin, bunu gördüğünde şu tarafa dön diye. Bisikletle birlikte tamir seti veriyorlar, başına bir şey gelirse ya da yorulursan arıyorsun, kamyonet ile gelip seni alıyorlar ücretsiz olarak. Telefonun yoksa, yanına basit bir telefon bile veriyorlar. Harika hizmet. Bu harika hizmetin fiyatı ise saat başı 9000 COP. (8TL gibi) Kaç saat kalırsanız x9bin ödüyorsunuz.

En kısa önerilen turun 4-5 saat sürdüğünü söyleyeyim. Biz de bunu yaptık. Rota boyunca Villa de Leyva’nın önemli görülecek yerlerini, Devekuşu çiftliği, La Terracota, Palentoloji müzesi ve bir kaç yeri daha görebiliyorsunuz.

Villa de Leyva ostrich

Villa de Leyva’da 3. türle tehlikeli yakınlaşmalar.

Bisiklet turu dışında Villa de Leyva’da yapılabilecek, görülebilecek diğer şeylerin başında Devekuşu çiftliği geliyor. Daha önce hiç böyle bir çiftliği ziyaret etmediğim için bana ilginç geldi. 15000COP giriş ücreti karşılığı önce devekuşları hakkında bir kısa film sonra ise rehberli bir çiftlik turu yapıyorsunuz. Rehber kadın bilgiliydi ve soruların hepsini cevapladı. O zaman aklıma deli sorular gelmişti ama şimdi hiç birini hatırlamıyorum. 5000COP karşılığı devekuşlarının sevdiği yemlerden alıp elinizle beslemeniz de mümkün. Bazıları gerçekten çok büyük, 3 metreye yaklaşıyor boyları. Onlar tabii çitler arkasında. Bizi içine aldıkları alanda genelde daha küçük dişiler vardı ki onlar bile korkutucuydu. Çiftlikte ayrıca atlar, keçiler, lamalar, öküzler de var.

Villa de Leyva Casa Terracota

Casa Terracota’nın dışı kadar içi de ilginç.

Diğer görülebilecek yer ise Casa Terracota. Bu dünyanın en büyük seramiği olarak geçiyor. Tamamı pişmiş kilden yapılmış bir ev. Eğer Barselona’da Gaudi’nin Casa Mila’sını ya da Parc Güell’ini gördüyseniz, evin formu tanıdık gelecek. Kendisi seramikten olan evin içi de renkli taşlar, fayanslarla döşenmiş. Su ve elektrik tesisatı da tamam, sadece süs değil. 7000COP karşılığı gezebilirsiniz.

Villa de Leyva fosil

Villa de Leyva Palentoloji müzesindeki geneli deniz canlısı fosillerinden biri. Büyükçe bir timsah

Bir kaç fosil müzesi var. Daha çok suda yaşayan canlıların olduğu küçük müzeler. İnanması zor olsa da çok uzun zaman önce bugün Kolombiya’nın olduğu yer denizmiş. Karaların yer değiştirmesi sonucu oluşan ve şu anda denize oldukça uzak olan bu bölgede büyük su canlılarının fosilleri bulunmuş. 4000COP giriş ücreti olan Paleontoloji Müzesini gezdim. Her gelen için hizmet veren rehberler var, 20-25 dakika süren bir tur yaptırıyorlar.

Villa de Leyva’da bir kaç lüks otel ve bir çok hostel var. Yemek için de her çeşit imkan mümkün, gurme restoranlar da var, klasik Kolombiya yemekleri yapan esnaf lokantaları da. Genelde yerli turistlerin rağbet ettiği yerlerden biri olan Villa de Leyva rotanızın üzerindeyse görülmeye değer bir yer ancak görmek için saatlerce yol gitmenize de gerek yok.

Leave a Reply