Medellin beer

Bi bira versene senyor bakkal

Üniversitedeydik. Öğleden sonra ders olmadığında ya da varsa da kırıldığında Onur, Deniz, Besray, Derya ve bazen Aker Ortaköy’e giderdik. Gider Boğaz seferlerinin yapıldığı iskelenin oralara otururduk. Caminin boğaza göre köprü tarafına yani. O zaman o meydan böyle beton yığını değildi. Çocuk parkı yine vardı ama etrafında yeşillikler var. Motor iskelesi ahşaptandı. Kimimiz birasını alır, kimimiz kumpirini alır, yere oturur, konuşurduk, tartışırdık. Yine üniversite sıraları. Arada okul sonrası (ya da sırasında) Onur ile Küçükçiftlik parkına giderdik. Efes Pilsen’in yeşil uzun şişeleri yeni çıkmış. Birer tane Yeşil Efes alıp, yeşillikte oturur, Gökkafes (Ritz) inşaatının vincine bakar, iç geçirirdik. Kim bilir ne manzara vardır o yükseklikte diye. Sene ’96 ya da ’97 olmalı. Kimse de karışmazdı kimsenin yediğine içtiğine. İçerisine dışarısına karışmazdı. Sonra bu hükümet geldi. Devlet gücüyle mahalle baskısı oluşturdular, en nihayetinde ülkeyi biz ve onlar diye böldüler. İnsanların sosyal hayatına müdahale etmeye başladılar. Dışarıda içki içmek yasak ama içeride milyon euroları ayakkabı kutularında saklamak serbest.
Neyse.
Genelde olduğu gibi bu konuda da görüşüm, içen içsin, içmeyen içmesin, herkes kendi hesabını versin, kimse kimseye karışmasın.
Medellin'de sevdiğimiz bakkal, sevdiğimiz bira, sevdiğimiz cadde

Medellin’de sevdiğimiz bakkal, sevdiğimiz bira, sevdiğimiz cadde

Geldik Medellin‘e. İlk gece Parque Lleras‘a gittik. En meşhur turistik yer. El Poblado bölgesinde küçücük bir park ama yer olarak misal İstanbul’un Nişantaşı’nda. Etrafında turistler ve expatlar için onlarca restoran, bar, gece kulübü var. Ancak parkın özelliği, yerli yabancı gençlerin burada buluşup geceye burada başlamaları ya da tüm gece burada takılmaları. Küçük parktaki kalabalığa inanamazsınız. Öyle bir yoğunluğu Gezi zamanında gezi parkında gördüm sadece. Burada marketten aldığınız, market de hemen parkın karşısında, bira, rom, aguardienteyi arkadaşlarınızla paylaşıp muhabbet ediyorsunuz. Çevresinde seyyar yemek satıcıları da var. Şimdi, Türkiye’de dışarıda içmek zaten yasak. İçmeyi bırak reklamlı bile yasak. Diyelim ki değil, serbest. Etraftaki barlar bir olur, parkta içki içilmesini yasaklatmaya çalışırlardı, belediyedeki tanıdıklar ya da rüşvetle bunu sağlarlardı böylece kendi işlerinin artacağını düşünürlerdi. Burada öyle değil. Buna biraz da hayretle bakıyorum, restoranların önünde sokak satıcısı var. İkisi de iş yapıyor. Kimse kimsenin tavuğuna kışt demiyor. Zaten parkta oturan gezgin ile restorana bara gidecek olan kişi aynı değil.

2 ayda iki üç kez kez gittim Parque Llleras‘a arkadaşlarla. Turist kalabalığını sevmiyorum. Kalabalığı zaten tümden sevmiyorum. Çevresindeki barlara restoranlara daha fazla uğradım. Ama park orada, gitmek istersen 2 liraya 1LT bira ve 3-4 bardak alıp paylaşabilirsin..
Asıl hoşuma giden konu başka. Hem ana caddelerde hem de ara mahallelerde her 3-4 sokakta bir bakkal ya da içki satan dükkan var. İstisnasız hepsinin önünde sandalye bazılarında ilaveten masa var. Mahallelinin buluşma noktası. Birasını ya da ne içecekse bakkaldan alıp hemen önündeki sandalyeye çöküp orada takılıyor. O sokağın buluşma noktası oluyor. Mahalle bakkalında demleniyor. Sadece adamlar değil tabii. Medellin’de adamlar ne yapabiliyorsa, kadınlar da yapabiliyor, hatta pozitif ayrımcılık bile var. Kadınlar da masada. En sevdiğim cadde olan La 70‘de, bazen biranın 6 TL olduğu La Charcu‘da buluşuyoruz, bazen de hemen yanındaki tekelin önündeki masalara oturup aynı birayı 2 TL’ye içiyoruz. Yan yana, aynı cadde manzarası. Diğeri lüks bar, her türlü içki var, diğeri bakkal. Hafta sonları bakkal masalara servis bile yapıyor. İkisinin arasında bir kapı var, üst kattaki gece kulübüne çıkıyor. Böyle bouncerlı falan. Kimse de kimseye karışmıyor.
Yazının amacı bakın ne güzel düzen var herkes içiyor değil, içmek isteyen içiyor, içmeyen ya da içkiyi ona satmayan rakip işletme bu duruma karışmıyor. Ha, diyebilirsiniz ki, arkadaş Kolombiya‘dasın, içkinin lafımı olur, kim bilir neler kullanıyor insanlar orada. Yani çok tuhaf yerlere gitmedim, junkie arkadaşlarım da olmadı burada dolayısı ile üst seviye uyuşturucu kullanımını görmedim. Parklarda çokça ot içen var. Gayet normal bir durum burası için. Ona da karışan yok. Açıkçası parkların dışında kokusunu hiç duymadım. Zaten Medellin’de kapalı alanlarda sigara ve tütün ürünleri içmek yasak ve bizden çok daha ciddi uyguluyorlar.
Konunun özeti, serbestlik güzel şey arkadaş. Herkese faydası var. Dengeleyebildiğin sürece, kantarın topuzunu kaçırmadığın sürece her şeye eyvallah. Tersi bir durumda özellikle eğlence mekanlarını olduğu yerlerde yoğun olarak konuşlanan ama kenarda köşede duran, eğlencenin içine limon sıkmayan polisler icabına bakıyor.

Leave a Reply