Okyanus deyip geçme – Monterrico

Monterrico Beach

Kumsal güzel, dalgalar güzel ama Pasifik’te yüzmek mümkün değil, en azından Monterrico’da

Hafta sonu kalabalık olan Antigua’dan kaçmak için Guatemala’nın Pasifik kıyısındaki Monterrico plajına gittim. Hayatımda ilk kez okyanusta yüzme düşüncesi ile heyecan doluydum. Yol başlı başına bir maceraydı ki olanları buradan okuyabilirsiniz.

Monterrico Beach

Otel sayılmaz ama işimi gördü bir geceliğine

Plaja gitme fikrimi öğretmenime ve aileme danıştığım zaman bana Puerto San Jose yerine Monterrico gitmemi tembihlediler. İyi ki de öyle yapmışlar. Monterrico genelde biraz daha iyi durumda olan Guatemalalıların tercih ettiği bir plajmış. Ayrıca Kasım ayında deniz kaplumbağalarının yumurtlamak için geldiği bir kumsal. Zorlu bir yolculuktan sonra Cumartesi öğleden sonra Monterrico’ya vardım. Önceden otel rezervasyonum olmadığından, hemen hemen hiç bir otel yoktu booking.com’da, otel aramaya başladım. Bir otele girdim, klimalı, TVli oda 600Q dedi. (1TL =2.8Q) Var arkadaş dedim, nereye geldim. Bir iki otele daha sordum yer yoktu. Sonra, otel demeye dilimin varmayacağı bir tesise baktım. Tuvaleti banyosu içinde olan bir oda için 100Q istediler. Ağaç gölgesi ile olsa evet diyeceğim çünkü fiziksel ve zihinsel olarak çok yorgundum. Kaldığım yeri şöyle özetleyebilirim: Aynı çatı altında yan yana 4-5 tane oda. Yüksek bir çatı, ama odaların kendi tavanı yok. Çatılar kuru yapraklardan yapılmış durumda. Yani yan odada biri duş alırken suyun sesini gayet net duyabiliyorsunuz. Odadaki tek lüks bir vantilatör. Ve Monterrico cehennem gibi sıcak, üstelik bu kış mevsimi 🙂

Diyeceğim o ki burası sıcak ve hafta sonu sonu hep dolu. Mümkünse önceden rezervasyon yaptırmakta fayda var. Otel ve pansiyonların çoğu booking.com’da yok, internetten tek tek bakmak lazım. Çoğu tesis oldukça basit.

Odayı ayarladıktan sonra hemen havlumu alıp plaja indim. Kilometrelerce uzanan yaklaşık 15 metre genişliğinde güzel bir kumsalı var. Kumun siyah olmasını dert etmezseniz gayet güzel. Gel gör ki kumsal epey pis. Guatemalalılar, en azından buraya gelenlerin bazıları çöplerini toplamak için çaba sarf etmiyor. Diğer sıkıntı ise kumsalda 4 tekerli motosiklet kullanan çok kişi var. Arkada yol olmasına rağmen kumsaldan insanların arasından gitmeyi seviyorlar. Gürültülü olduğu kadar tehlikeli de. Yatarken üzerinden motor geçmesi mümkün. Bir at sürenler var. Kiralayıp binebiliyorsunuz, bunlar da yine kumsalda ve yatacak/oturacak yer ararken dikkat etmek gerekiyor.

Ancak hiç biri okyanusa girememek kadar beni üzmedi. Evet doğru, Monterrico’da, Pasifik Okyanusu kıyısında yüzmeniz mümkün değil. Su o kadar güçlü ki kelimelerle anlatmak mümkün değil. Çocukluğumun yazları Karadeniz’deki yazlığımızda geçti, dalgalarla oynamayı çok severim. Her türlü denizde de yüzmüşümdür ama bu okyanus olayı apayrı bir şey. Sahilde duruyorsunuz, kırılan dalga geliyor, su dizinize kadar çıkıyor, sizi sürüklemesin diye ayaklarınızı kuma gömüyorsunuz. O kadar. Yüzmek mümkün değil. Zaten kimse yüzmüyor herkes sahil sahil oynuyor. Buna biraz canım sıkıldı işte. İleride çok güzel dalgalar var, ama gitmeye cesaret edemiyorum. Tek başınasın zaten, dert açma başına dedim, cahil cesaretinden kaçındım. Ertesi gün, Pazar sabahı saat 07.00’de denizdeydim. Biraz daha sakin gibiydi. Biraz sağa sola yüzebildim ama çıkarken dalga beni kıyıya vurdu 2 kez ve ne yöne yürüdüğümü şaşırdım, o derece.

Monterrico küçük bir yer, kasaba gibi. Bir caddesi var, etrafında marketlerin, bazı hemen hepsi açık hava olan restoranların (gözünüzde büyütmeyin) olduğu. Hemen hemen hiç birinde kredi kartı geçmiyor. Bir iki restoran ve bir markette de sadece Visa kredi kartı geçiyor. (MasterCard yok). Cumartesi öğleden sonra bu restoranlardan birinde yemek yedim. Her şey o kadar yavaş ve her şey o kadar sıcaktı ki. İki yudum aldığım birama düşen sineğe bile sinirlenemedim. Bu arada yanımda limitli para var, güvenlik sebebiyle az para aldım ve bir tane de kredi kartı var. Vasat bir karides yemeğine epey para ödedim. Akşam ise buranın en doğru dürüst yerlerinden biri olan Taberna El Pelicano’da yedim. Burada gerçekten çok büyük bir deniz ürünlü spagetti’ye 80Q verdim. Yarım porsiyon olarak da satıyorlar, ondan yemek lazımmış. Tamamını bitiremedim. Gece ise Monterrico’daki en popüler yerlerden Johnny’s Place’e gittim bir şeyler içmeye. Oldukça kalabalıktı, hem lokaller hem de turistler vardı. Bara oturdum, bir bira söyledim. Müzik dinledim, El Taxi şarkısını ilk burada duydum, herkes söylüyordu. Yolculuk o kadar yordu, hava o kadar sıcaktı ve iki bira öyle çarptı ki, sıcak hücreme dönüp uyumaya çalıştım 🙂

Johnny's Place, Monterrico

Johnny’s Place, Monterrico

Ertesi sabah erkenden kalkıp, okyanusla olan macerama devam ettim. Saat 7.00 gibi kulaç atabildim ve biraz yüzdüm. Ancak çıkarken peş peşe dalgalar öyle vurdu ki, kıyıya sürüklendim. Yemin ediyorum 3-4 gün boyunca kulağımdan, tırnaklarımın arasından kum çıktı. Fena. Güneşlenirken bir süredir arkadaşıyla denizde ve kumda olan bir çocuk selam verip geldi oturdu yanıma. Guatemala City’denmiş. Gastronomi okumuş, City’de çalışıyormuş. Çok sempatikti. Tanıdığım en çok gezen Guatemalalı olabilir, en azından çevre ülkelere gitmiş. Belize ve Honduras’ta bazı yerler tavsiye etti. 20 dk konuştuktan sonra izin isteyip gitti. Çok hoşuma gitti. Ben yalnız oturan birinin yanına gidip oturup sohbet etmezdim misal. Yabancılarla konuşulmaz bize. Neyse. Ben de peşlerinden kalkıp odama gittim. Etrafta yapacak çok bir şey yoktu. ATM aradım, bir tane buldum sora sora ama kartım çalışmadı. Yanıma az para almıştım ve Monterrico tahminimden pahalı çıktığından param bitti. Neyse gidip Johnny’s Place’de kötü bir hamburger yedim, sahile ve dalgalara baktım, biraz zaman geçirdim ve bu sefer sorunsuz gelen servis aracına binip 3 saatte Antigua’ya döndüm.

Guatemala’nın okyanus kıyısını tavsiye eder misin deseniz, eh işte derim. Çok sıcak, yüzemiyorsun, kumsalda millet motorla ve atla geziyor. Bir iki tane iyi otel var ama hafta sonu da çok dolular. Önceden rezervasyon yapıp gelinebilir. Kalabalık gelirseniz sabahtan akşama frizbi, futbol, voleybol oynayabilirsiniz kumsalda.

Neler öğrendim:

– Okyanus başka bir şey arkadaş. En azından buradaki. Çünkü Amerikalılarla konuştuğumda valla biz California’da yüzüyoruz diyorlar. Ama her ikisini de bilenler her ikisinin ne kadar farklı olduğunu anlatıyor.
– Monterrico’da kredi kartı hemen hemen hiç geçmiyor, geçen bir iki yerde de sadece Visa geçiyor, MasterCard’ın adı geçmiyor.

Leave a Reply