Kahve tarlası üzerinde Zipline!

Zipline Antigua

Ekipmanları kuşandık, vadide zipline’a hazırız!

Norveçli dostum Eivind’i Antigua’nın az ilerisindeki San Felipe’ye yürümeye ikna ettim. Sadece 1 – 1,5 km uzakta olduğundan hemen vardık. Meydanda mangalı yanan sokak satıcısından karışık sosislerimizi yedikten sonra yürümeye devam ettik ve oldukça güzel gözüken Filedelfia kahve plantasyonuna vardı. İçinde lüks bir otel, güzel bir cafe/restoran’da bulunduran tesise girdiğimiz bazı aktiviteler düzenlediklerini fark ettik. Bunlardan biri de Zipline! Hiç yapmamıştım. Canopy diye de geçek aktivite, iki tepe arasına çekilmiş çelik halat üzerinde kayarak bir taraftan diğer tarafa geçmeyi sağlıyor. Genelde derin kanyonlar arasında yapıldığından bir hayli heyecanlı oluyor. Ertesi günkü tur için yazıldık.
Antigua’dan eski Mercedes Unimoglar ile alındık. Bunlar büyükçe kamyonlar ve her türlü arazi şartında gidiyorlar. Kahve plantasyonuna girdiğimizde yol harika oldu. Döne döne, sallana salana daracık yollardan tepelere çıktık. Yolculuk başlı başına bir deneyimdi. Bizimle birlikte ekipte 3 kişi daha vardı tur rehberi olarak. Şoför hariç en az 3 kişilik bir ekip gerekiyor. İlk zipline istasyonunda ekipmanları giydik ve yapmamız/yapmamamız gerekenleri dinledik. Ekip ve ekipmanlar oldukça profesyoneldi. En küçük bir şüphe, korku, ulan düşer miyim gibi düşüncem olmadı.
İlk olarak ben denedim. Tele bağlandım ve kaymaya başladım. Muhteşem. Geçtiğimiz kanyon 300-400 metre derinliğinde. Manzara şahane. Telin sonuna geldiğinde durman için bir stopper var. O biraz ileride olacak ki diğer istasyona varamadan durdum. İstasyondaki kişiler bağırarak bir şeyler söyledi ama adrenalinden bir şey duymadım. Meğer teli tut diyorlarmış 🙂 Ben tutmadığım için başladım geri geri kaymaya. Hızlandıktan sonra ise teli tutman imkansız, elinde eldiven olmasına rağmen elin ikiye bölünür sanırım. Durana kadar sabrettim. Telin ortalarına doğru yatay hızım sıfırlandı. Anlatıldığı üzere kendimi yatay duruma getirip geri geri çekmeye başladım. Zor bir egzersiz olsa da harika bir macera oldu. Epey yoruldum. İstasyona vardığımda bu sefer Eivind geldi, sıkıntısız diğer tarafa ulaştı. Görevliler benimle “mas tortilla, mas frijoles” diye dalga geçe dursun (daha fazla tortilla, daha fazla fasulye) konunun ağırlığımla ilgisi olduğunu zannetmiyorum, çocuklar bile yapıyor. Hafif gelmiş olamam. Karşı tarafa geçmek için başka bir hat kullandık, bunda da biraz kısa kaldım ama artık bildiğimden hemen teli tuttum ve bir iki çekişle istasyona ulaştım.
Kişi başı 50 dolar verdik. Guatemala standartlarına göre biraz yüksek ama hem kamyon yolculuğu hem de zipline için değdi. Kendimi çok güvende hissettim, ekip çok profesyoneldi. Buna bir de kısa kahve turu eklendi, sağ olsun görevliler bize biraz anlattılar. Hep yapmak istediğim bir aktivitenin de üzerini de çizmiş oldum.

Leave a Reply