Gezerken bunları okudum

Sehayate çıkarken sloganlarımdan biri, “Gerekirse hiç bir şey yapmayayım, sabahtan akşama kitap okuyayım, yeter ki uzakta olayım”dı. Yalnız gezerken okumaya epey vaktin oluyor bazen. Bazen de olmuyor. Plansız gezdiğim için bazı günlerim sadece bir sonra nereye gitsem, ya da olduğum yerdeki yapılması tavsiye edilen şeyler nedir diye internette dolanmakla geçiyor. Seyahate çıkmadan önce kindle’ımı genellikle klasiklerle doldurmuştum. 1-2 popüler kitap vardı. Kardeşimle birbirimize sevdiğimiz kitapları tavsiye ederiz, zevklerimiz de uyduğu için genelde nokta atışı oluyor tavsiyeler. Ortak oluşturduğumuz çok geniş bir ebook arşivi var ve sürekli gelişiyor. Okudukça update edeceğim.
 
The Falling Woman – Pat Murphy
Meksika Yucatan’a geçeceğimi duyan kardeşim bana bu kitabı yolladı. The Falling Woman. 1980lerde, önemli Maya kalıntılarından Dzibilchaltun’daki bir kazı alanda geçen hikayede Mayaların günlük yaşamı hakkında harika bilgiler var. Merida’da kalırken buraya gitmeye niyetlendim ama sıcak hava beni caydırdı. Hoş kitapta Merida’da geçen bölümlerin anlatıldığı yerleri gezdim 🙂 Eğer Meksika, Guatemala, Belize, Honduras’daki Maya kalıntılarını gezecekseniz, bu kitabı okumanızı öneririm.
The Martian – Andy Weir
Bunu da yakın zamanda kardeşim gönderdi. NASA’nın Mars görevinde Mars’ta kalan bir astronotun hikayesini anlatıyor. Benim gibi bilim kurgu seviyorsanız, şiddetle öneririm. Mizahi anlatımı şahane. Filmi de çekiliyormuş ya da çekilmiş.
Catch 22 – Joseph Heller
İkinci dünya savaşında Amerikan Hava Kuvetleri bombardıman uçağında görevli Yossarian’ın hikayesini anlatan roman hem tarihi sayılabilir hem de ciddi anlamda satirik roman. Catch 22 ya da Madde 22 İngilizce sözlüğüne de girmiş, içinden çıkılamayan döngüleri anlatan da bir deyim olmuş. Ya seversiniz ya da anlatımından hoşlanmazsınız. Klasiklerden bir eksilttim. Türkçe çevirisi de varmış.
 “Catch-22” ibaresi, “sorunlu bir durumda tek çözümün, sorunun özünde olan bir durum ya da kural tarafından engellenmesi” anlamında İngilizce’de kullanıma girmiştir.” – Wiki
A Farewell to Arms – Hemingway
Silahlara Veda, Birinci Dünya Savaşı’nda İtalyan Ordusu’nda gönüllü olarak Ambulans görevlisi olan Tenente’nin (sanırım teğmene denk geliyor) hikayesi. Hikaye Hemingway’ın başından geçiyor. Anlatımı biraz zor. Kısa ve kesik cümleler var çoğu zaman. Hemingway’ın İngilizce okuduğum ilk romanı sanırım. Genel anlatımı böyle mi bilmiyorum ama kahramana umarsız, boşvermiş bir hava veriyor. Eksilttiğim bir diğer klasik.
 
Güncelleme 1: Bunları da okudum

The Girl on the Train – Paula Hawkins
Meşhur Gone Girl benzeri bir kitap. Goodreads 2015 ödüllü kitabın konusu, Londra’nın dışından şehre trenle gidip gelen bir kadının ki kadın şimdiye kadar gördüğüm en umutsuz karakterlerden biri, başınadan geçenler. Evet bu kadarını zaten başlıktan çıkartıyorsunuz değil mi? Kitap kendini okutsa da bazen karakterin berbat durumu yüzünden yarıda bırakmak istediğim oldu.
https://www.goodreads.com/book/show/22557272-the-girl-on-the-train
 
Red Rising Serisi (Red Rising + Golden Son) – Pierce Brown
Bence Pierce Brown ileride çok daha iyi kitaplar yazacak. Henüz Wiki’deki sayfası 2 satır o derece yeni ve genç bir yazar. Yine Goodreads ödüllü 3 kitaplık serinin ilk iki kitabını çok hızlı okudum. 3.sü yoldaymış. Biraz sci-fi, biraz young adult, biraz fantastik olan serinin konusu Mars’ta ayaklanan bir ırk. Olaylar gelecekte geçiyor. Sıklıkla günümüzün sınıf düzenine sokuşturmalar var. Yeni bir dünya yaratmayı başarmış. Kitapların Goodreads notları oldukça yüksek. İlk kitap Red Rising, ikincisi Golden Son
https://www.goodreads.com/book/show/15839976-red-rising
https://www.goodreads.com/book/show/18966819-golden-son
 
Ready Player One – Ernest Cline
Son zamanlarda okuduğum en eğlenceli kitaplardan biriydi. Bizim gibi 80ler kuşağında arcade makinelerinin başında harçlığını harcayan, hayatınca Sinclair, Commodore, Atari girmiş kişilerin kesinlikle okuması lazım. Yakın gelecekte geçiyor, dünya neredeyse tükenmiş, tüm insanlık facebook gibi bir sosyal mecranın ama  3 boyutlusunda zaman geçiriyor.  Kahramanımız ise… neyse, kendiniz okuyun. Mutlaka okuyun.
https://www.goodreads.com/book/show/9969571-ready-player-one
 
Into Thin Air: A Personal Account of the Mount Everest Disaster – Jon Krakauer
Yakın zamanda vizyona giren “Everest” filminin de konusu olan kitapta, 1996 yılında Everest tırmanışına katılan bir dağcı/gazetecinin o tırmanışta yaşanan olayları adım adım anlattığı bir kitap. Aynı gün zirve yapan bir kaç ekipten toplam 8 kişi ölüyor, bir çoğu yaralanıyor. Bu gerçek hikayeyi anlatan ve olayın kahramanları tarafından yazılmış bir kaç kitap var. Bu kitap dağcılık ve yüksek irtifa tırmanışları ile ilgili görüşümü tamamen değiştirdi. Kitap subjektif bir kitap, en nihayetinde Krauker’in kendi gözünden olaylar ama yine de yatağınızdan kalkmadan bir yüksek irtifa deneyimi yaşamak isterseniz okumakta fayda var.

https://www.goodreads.com/book/show/1898.Into_Thin_Air

 
Death by Black Hole: And Other Cosmic Quandaries – Neil deGrasse Tyson
BBC’nin yeni nesil Cosmos belgeseliyle hayatımıza giren Neil deGrasse Tyson başarılı bir astro fizikçi. Kabesi uzay, peygamberi Karl Sagan. Evrenin işleyişini ve kara delikleri anlatan bu kitabı aynı kendisinin facebookta seyrettiğimiz konuşma videoları gibi, kolay anlaşılır türden. Ben okurken biraz sıkıldım açıkçası ve sonra dönmek üzere yarısında bıraktım 🙂 Bilimsel kitapları sevenler ve “ulan bu gezegenler nasıl oluyor da gökyüzümde öyle asılı kalıyor” diye merak edenler için birebir.
https://www.goodreads.com/book/show/20663770-death-by-black-hole
 
Martin Eden – Jack London
“Altta kaldım diye üzülme, üste çıktım diye yerinme” derler Kırkpınar yağlı güreşlerinde. Ne alaka derseniz, Jack London’un bu klasiğinde kahramanımız Martin Eden en alttan geliyor ancak en üste çıkmak gibi bir arzusu var. Harika bir hikaye. Tabii biraz da hafif otobiyografik bir kitap olması daha da özel yapıyor. Martin Eden unutulmaz bir karakter oldu benim için.
https://www.goodreads.com/book/show/929782.Martin_Eden
 

Leave a Reply