Ayahuasca Visuals

Çok konuşulan şamanik ayin: Ayahuasca

Katılan katılmayan herkes farklı şeyler söylüyor. Genelde hep uyuşturucu kafasıyla kıyaslanıyor. Hayatımı değiştirdi diyen de var, çok acayip şeyler gördüm diyen de, 3-4 ay etkisi sürdü diyen de, hiç bir şey olmayan da. Geçen gün ilk ayahuasca ayinime katıldım. Hayatımı değiştirecek mi göreceğiz.

Sigaradan ve dumanlı hiç bir şeyden hiç hoşlanmadığımı beni biraz tanıyan herkes bilir. Amsterdam’daki 1-2 başarısız (etkisiz) ot içme denemem dışında hafif uyuşturucularla hiç deneyimim yok. Hele ağır uyuşturucularla  hiç işim olmadı. Yine Amsterdam’da 1 kez mantar bir kez spacecake yedim, hiç bir etkisi olmadı. Özetle sosyal içici olarak aldığım alkol dışında “kafa yapıcı” hiç bir şey kullanmadım, çakırkeyiflik ya da sarhoşluk da uyuşturucadan farklı bir ruhsal ve fiziksel durum zaten.

Ayahuasca’ya gelirsek, Latin Amerika seyahatime başlayana kadar böyle bir seremoniden haberim yoktu. Buraya gelince bir kaç kişiden duydum, ilk kez Kolombiya’da ayine katılan insanlarla tanıştım, ki biri Erol’du. Ayahuasca, Amazon bölgesinde yerliler tarafından yüzyıllardır yapılan temizlenme seremonisinin adı. Aynı zamanda bu ayinde içilen sıvının da adı. Katıldığım ayinde ayahuasca ayinin adı yage (yahe diye okunuyor) ise içilen çayın adı olarak geçiyordu. Ayine katılmış olanlar çok iddialı şeyler söylüyorlardı. Herkesin kendine göre bir tecrübesi oluyor. Yage, bir kaç bitkinin karışımından elde edilen, sindirildikten sonra halüsinatif ve uyarıcı etkisi olan bir çay. Yani bu tip maddelerin özelliklerini anlatan kelimeler hakkında dağarcığım çok geniş değil. Wiki’de ayahuasca ya da yahe’ye karıştırılan bitkilerden birinin yüksek miktarda DMT içerdiğini, bunun da İngilizce adıyla psychedelic madde olduğunu yazıyor. Psychedelic Türkçe karşlıkları ise şöyle (seslisözlük)

sanrı gördüren ilaç

anormal şuur durumları meydana getiren

hayal gördüren (ilaç)

sanrı gördüren

sanrı yaratan (madde)

duyguları zenginleştiren

rengarenk

(Tıp) psikedelik

evhama sebep olan

duyguları zenginleştirmek için kullanılan uyuşturucu madde

halüsinojen

Şimdiye kadar yahe içenlerin tamamı, ayin sırasındandaki sıra dışı duygu durumlarından bahsediyordu. Bazı görüntüler, renkler, şeyler gördüklerini anlatıyorlardı. Hepsi yaşadıklarından çok etkilenmiş, çok mutlu olmuşlardı. Uyarıcı, uyşturucu kafasından bahsediyorlardı.  Diğer taraftan ayahuasca ayinlerinin giderek turistikleştiği, yetkin olan olmayan insanları ayin düzenledikleri de söyleniyordu. Rotasız Seyyah Mehmet ile konuştuğumda yolda dükkanlarda “ayahuasca bulunur” yazdığını anlatmıştı. Misal Mehmet bu ayine Amazon’un kalbinde, gerçek şamanlarla katılmak istediğini söylemişti. Yine spiritüel konulara meraklı insanların söylediği gibi, ayahuasca’ya ihtiyacın olmalı, önüne gelmeli, senin onu aramaman lazım. Dolayısı ile önüme gelene kadar bekledim.

Benim şimdiye katıldığım  katıldığım ilk ve tek ayinden çıkardığım sonuçlar hiç de yukarıdaki gibi değil.

Kaldığımız evin sahibi, daha doğrusu sahibinin erkek arkadaşı Macar Marciek arkadaşımızı rakı sofrasına davet ettim. İstanbul’dan getirdiğim rakının tadına bakarken konuşmaya başladık. O sıra bir süredir Cali’de olan Rotasız Seyyah Mehmet geldi. Bir sürü gezgin kafalı buluşunca sehayatlerden bahsetmeye başladık ve konu bir şekilde ayahuasca’ya geldi. Marciek bize hafta sonu bir seremoniye gideceğini, istersek bizim de katılabileceğimizi söyledi. Düşündüm, babamın cenazesi için dönmek zorunda kaldığım İstanbul’dan getirdiğim rakı yüzünden başlayan sohbet ve hasbelkader Cali’de olan ve aramıza katılan Mehmet’in sorduğu sorularla açılan konular ve önümüze gelen ayahuasca teklifi. Hani seni bulması gerekiyorsa aha buldu işte dedim. Şöyle ki Marciek sürekli bu ayinlere katılıyormuş ve kendisine çok iyi geldiğini söyledi. Seremonin de çok profesyonel şekilde yönetildiğinden bahsetti. Dolayısı ile mutlu ve heyecanlı bir şekilde peşine takıldık.

Aşağıda detay vereceğim gibi ayahuasca aslında bir temizlenme ayini. Yani sırt çantalı çoğu turistin özetlediği gibi kafa bulma partisi değil. Kim ne kadar uyuyor bilemiyorum ama diğer kültürlerdeki temizlenme ayinlerine benzer şekilde öncesinde (hatta sonrasında da) bir diet uygulayıp, kendinizi temizlemeniz gerek. 1 hafta boyunca içki, uyarıcı içecekler (çay, kahve), her türlü et, baharat, sarımsak, soğan yememeniz lazım. Yogik Diyet’e benziyor. Seks, vücudu çok yoracak aktiviteler de yasak. Yasak derken, yapılmaması öneriliyor. Ayin günü ise en geç 18.00 gibi hafif bir şeyler yemeniz ve sonrasında bir şey yenilmemesi öneriliyor. Yahe içtiğinizde siz de büyük ihtimal herkes gibi kusacağınız için midenizin boş olması tavsiye ediliyor.

Bir Cuma günü 4 saatlik bir yolculuktan sonra ayahuasca seremonisinin yapılacağı çiftliğe Finca de Hollanda’ya geldik. Armenia’nın 25 dakika dışındaki çiftlik taita (şaman) Carlos’a ait. Aynı zamanda bölgedeki yerli halkın da lideri olan, yerli yerleşimlerini sık sık ziyaret eden, onlara destek olan ve bunları bu ayinlerden edilen gelirle yapan bir yönetici. Epey meşgul bir adam.

Biraz erken gittik, normalde tören gece 11.00 gibi başlıyor. Ancak gidip yer tutmak lazım 🙂 Daha önce 10larca kez gelen Marciek çok sıcak karşılandı. Daha önce 2-3 kez gelen Boris’i de tanıdılar. Kendimi güvende hissettim. Seremoninin yapıldığı yer çiftliğin bahçesinde büyük bir çardak. Çardağın ortasında seremoni için kullanılan şaman masası ve plastik sandalyeler var, etrafında ise yerde yan yana dizili 50 cm genişliğinde şilteler var. Ben biraz kötü hazırlanmışım, herkes bir çarşaf, bir yastık ve bir battaniye getirmiş. Bizim gibi bir kaç turistin ise uyku tulumları var. Çardağın etrafı açık olduğu için gece hava soğuk oluyor, ayine katılmak istediğiniz yere göre buna dikkat etmenizde fayda var. 3 tane tuvalet, bir duş ve etrafta koşuşan görevlilerle beklediğimden çok daha organize bir sistem vardı. Marciek bize her şeyi detaylı anlatması rağmen, daha sonra Dubaili bir gezginle gelen “yardımcı” (helper) Amy bize sırası geldikçe her adımı detaylıca anlattı, seremoni sırasında da ilk kez gelenlere yazdımcı oldu çevirmenlik görevini üstlendi. Bizden önce gelenler şiltelere yerleşmişlerdi bile. Normalde kadınlar ve erkekler ayrı taraflarda toplanırken, ailecek gelenler iki üç şilteyi birleştip king size yatak yapmışlardı. Tahmin etmediğim üzere etrafta koşturan bir sürü çocuk vardı. Allah allah dedim, millet kafa bulmaya çocuklarla mı geliyor?

Kendi şilteme yerleştim. Şilteler dip dibe yerleştirilmişti, tüm mekanda yaklaşık 100 şilte vardı. Marciek bir cumartesi ayinin de 100 kişiden fazla inanın olduğunu, herkesin dip dibe yattığını/oturduğunu söyledi. Normalde ayin sırasında, gece boyunca uyanık kalman lazım dolayısı ile Marciek ve Boris kendi şiltelerinde uyumaya çalıştılar. Etrafta uyuyanlar, sürekli yeni gelenler, koşan çocuklar benim aklımda da nereye geldim sorusu vardı. Yavaş yavaş mekan dolaya başladı. Sanırım 50 kişi kadar ziyaretçi vardı. 10-15 kadar da yardımcı ve müzisyen beyaz kıyafetlerini giyip hazırlandılar. Çardağın dışında bir ateş yakılmıştı, yine üzeri kapalı daha küçük bir çardak altında ve etrafnda 10 kadar sandalye vardı. Ayin sırasında ateş başına gelip orada dinlenenler oluyormuş. Bazı kişiler ateşle tetiklenen görüntüler (visions) ve renkler görüyormuş. Ben arada ısınmak için gittim 🙂 Gece 10.30 gibi seremoni için hazırlıklar başladı. 5 kişi müzik çalarken, şaman ve bir iki yardımcı içilecek yahe’yi hazırlıyorlardı. Ve seremoni taita Carlos’un açıklamaları ile başladı.

Ayahuasca seremonisi yukarıda yazdığım gibi bir temizlenme ve iyileştirme seremonisi. Kullanılan bitkiler ve içilen çay vücudu temizlerken, herkesin kendi deneyiminde yaşadığı görüntüler, renkler, düşünceler ileriki hayatında kendini değiştirmesi, geliştirmesi ve enerjisini temizlemesi için bir araç oluyor. Daha sonra şamanın isteyenleri iyileştirme ayini oluyor. Bu yüzden lokaller ailecek geliyorlar, temizlenmeye, iyileşmeye. İlk sefer gelenler olduğu gibi, düzenli gelenler de var. Çocuklar için ayrı bir iyileştirme ayini düzenliyor şaman.  Orada yardımcı olan Amy psikologların, misal yardım kuruluşlarında fakir çocuklarla çalışan gönüllülerin, öğretmenlerin de geldiğinden ve bu seremoniden çok faydalandıklarını, çalışmalarında aldıkları negatif enerjiyi bu şekilde temizlediklerini anlattı. Gece 23.00 gibi başlayan ayin en son aşağıda açıklayacağım Rapé seremonisi ile ertesi gün öğlen bitti.

Gülen yüzlü ve insanda pozitif bir enerji uyandıran şaman Carlos yaptığı uzun konuşmada ayahuasca’yı, temizlenmeyi, iyileşmeyi, enerjiyi ruh, beden, sevgi, aşk, günümüz yaşam stili ve bunun insan vücudunda yarattığı sıkıntılarını anlatan uzun bir konuşma yaptı. Tüm konuşmalar İspanyolca yapıldı. Bizim gibi 5-6 yabancı dışında katılanların tümü Kolombiyalılardı. Yabancıların çoğu da defalarca gelmiş hatta Avusturalyalı Amy ve Fransız Benjamin gibi çiftliğe yerleşip sürekli orada kalan yabancılar. Öyle bir aile ortamı var yani. Öncelikle ilk kez gelenler ortadaki sandalyelere oturtuldu ve şaman gelip herkesle tanıştı. İlaç kullanımı var mı, son günlerde alkol, uyuşturucu kullanımı var mı, rahatsızlık var mı gibi sorular sorarken gözleriminizin içine bakarak verdiğimiz bilgileri kontrol ediyordu sanki. Hemen yanımdaki Dubaili arkadaşa malarya ve başka bir iki ilacı kullanıp kullanmadığını sordu, sadece ona sordu çünkü çocuk bu ilaçları almıştı. Daha sonra herkes şiltesine geçti. Daha sonra tüm katılanlar sırayla iki yardımcı vasıtası ile ödememizi yaptık (45.000 COP) ve birer sıra numarası aldık. Kayıt işlemi bitince, tüm katılımcılar, başlarını, ellerini, bileklerini, göbeklerini, ayak bileklerini bir suyla ıslattı/yıkadı. Bizdeki abdest almaya benziyor. Daha sonra ışıklar kapandı ve ayin başladı. Önce şaman kendisi yahe içti. Hazırlık aşamadında yaptıkları iki ayrı koyu renkli sıvıyı minik bir kepçe yardımı bile kahve fincanından biraz daha büyük bir kase içine karıştırıyor. Daha sonra yardımcılar içti. Daha sonra kadın erkek iki ayrı sıra oluşturduk ve şaman herkese yahe dağıttı. Kaseyi doldurmadan önce yüzüne bakıyor, tahminim cinsiyete, kiloya göre bir ayarlamalar yapıyor. Herkes yahesini içip bir kenara çekildi ve müzik başladı.

Yardımcılar salonun ortasında karşılıklı kadınlar ve erkekler olarak kendilerine ayrılan yerlerini aldılar. Özellikle beyaz giyen bu arkadaşların bazıları tecrübeli iyileştiriciler (curandero), bazıları sadece müzik enstrumanları çalıyorlar. Yardımcılar bu ayinler konusunda tecrübeli, gece boyunca herkesi kontrol edip durumlarını kontrol ediyorlar, bir sıkıntın varsa çözülmesini sağlıyorlar. Ayin sırasında, yani yahe içtikten sonra kimseyle konuşmuyorsun, kimseye dokunmuyorsun, başkasının enerjini almıyorsun. Yardımcılar ise sana dokunabiliyor, konuşabiliyor ve sen de onlarla konuşabiliyorsun. Ben yardımcılar yahe içmeyecek zannediyordum ama ilk ve sanırım en kuvvetli onlar içiyorlar, müzisyenler dahil 🙂

Müzik enstrümanı olarak tabii ki davul, gitar, çok telli ve daha küçük bir kasaya sahip sesi banjoya benzeyen bir gitar, flüt, kaval, ağaç ve metal harmonica çeşitli ziller vardı. Özellikle davul bu tip ayinlerin vazgeçilmezi. Hiç bir şey içmesen bile belli ritmdeki bu müzik eşliğinde hayaller görmen çok normal.

Ayin boyunca 3 kez yahe dağıtıldı, gece oniki, gece üç ve beş gibi. Üçünde de kalkıp içtim. Yahe içtikten sonra köşene çekilip, ister yatar ister oturur durumda meditasyon durumuna geçiyorsun. Gözlerini kapatıp, tabii başka insanlar için farklı metodlar olabilir, düşüneceler dalıyorsun. Yahu sindirilmeye başlandığında ve kana karıştığında o uyarıcı ve halüsinatif etkisi ortaya çıkıyor. Çıkmaya da biliyor, çokça bu tip ayinlere katılıp bir şey görmeyen de var. İlk iki yahe sırasında bende bir şey olmadı. İşin aslı, orası soğuk olur denilmişti ama soğuğu çok ciddiye almamışım. Üzerimdeki küçük havayolu battaniyesini gece boyunca çekiştirerek üzerimi örtmeye çalıştım. Kimseye de bir şey sormadım. Dolayısı ile gecem biraz soğukla mücadele şeklinde geçti. Ancak 3. yaheyi içmeye gittiğimizde Marciek de bu sefer biraz hafif olmuş galiba dedi. Bende 3. tur öncesi sadece biraz bulantı vardı. Bulantı ve kusma bu işin fıtratında var. Ayin öncesi herkese küçük siyah torbalar dağıtıyorlar. Olduğun yerde de kusabiliyorsun, dışarı çıkıp bahçeye de. O karanlıkta kusanları duydum ama topyekün bir hareket yoktu. Kusmak ayinin sonuçlarından biri, vücudundaki hastalığı atıyorsun diye yorumluyorlar. Ancak şart değil. Ben  3. yaheyi içtim ve biraz ateş başında biraz şiltemde zaman geçirdim. Bir uyarıcı etkisinde olduğunu hissediyorsun, bir baş dönmesi oluyor, hareketlerin savsaklaşıyor ancak bunlar herhangi bir uyuşturucu etkisiyle de olabilecek şeyler sanırım. Sabah midem kötü olunca kendimi kusturdum. Amy bana sorduğunda, kendimi kusturduğumu duyunca keşke bize haber verseydin dedi ki daha önce uyarmıştı, kusmak isteyip de kusamazsan bize haber ver diye. Kendimi kusturmakta başarılıyımdır, hani bazısı yapamaz, o yüzden söyledi herhalde dediysem de kazın ayağı öyle değilmiş. Neyse, bir dahaki sefere artık. Ben pek özel bir şey yaşamadan sabah oldu. Gece boyunca zaman zaman müzisyenler şarkılar çaldılar. Amaç uyanık olmak olduğundan, çaldıkları ritmler transa geçmeyi kolaylaştırdığından sürekli çaldılar.

İşin özü şu ki, yahe etkisi altında gördüklerin deneyimin bir parçası ama amacı değil. Buradaki temizlik, hem fiziksel hem ruhsal temizlik, aylarca sürüyor. Bunu, bu enerjinin farkında olanlar söylüyorlar. Dolayısı ile çok kafama takmadım ama biraz hayalkırıklığı olmadı değil. Bu tür ayinlerin bir sıkıntısı da, başkalarından ne kadar dinlersen o kadar beklentin oluyor. Bu yüzden başkalarının deneyimlerini çok yazmadım, renkler, görüntüler vs dedim.

Sabah olduğunda şaman kişisel temizlik seremonisine başladı. Erkekler ve kadınlar karışık olarak ortadaki sandalyelere dizildiler. Erkeklerin belden üstü çıplak, kadınlar ise ya kendi tişortlarıyla, ya da onlara bu seremoni için verilen tişortlarla oturdu. Şaman tek tek tüm oturanlarla ilgilendi, dualar söyledi, ağzından içtiği bir sıvıyı püskürttü, elindeki yaprakları salladı ve baştan aşağı temizledi. Bu kişisel iyileştirme gündüz 12’ye kadar, artık isteyen kimse kalmayıncaya kadar devam etti. Bu sırada yardımcılar ve müzisyenler de görevlerini yapıyorlardı. Gerçekten çok büyük bir enerji sarf ettiler ki aynı ayini daha kalabalık bir grupla aynı gün bir daha yapacaklarını bildiğimden, enerijilerine hayret ettim. Bu arada katılımcılara aromatica denilen bitki çayı dağıtıldı. Saat sabah 10.00 gibi ise rapé seremonisi başladı.

Rapé de başlı başına özel bir iyileştirme yöntemi. Rapé denilen toz halindeki tütün ve bazı ot karışımının burna üflenmesiyle yapılıyor. Bir yardımcı elinde U şeklinde ahşap bir borunun ucuna biraz rapé alıyor ve sırayla her iki burun deliğinize bu tozu üflüyor. Burnunuza üflenirken, nefesinizi tutuyor, sonrasında da bir süre ağızdan nefes alıyorsunuz.  Kalkıp bir yere geçip gözlerinizi kapatıp dinlenmenizi öneriyorlar. Bunun içinde de uyarıcı bir madde var. Gözlerimi kapadığımda yukarıdan aşağıya hareket ederken gördüğüm proteinler çeşitli şekillere girdi, çok detay vermeyeyim ama ilk kez kafam güzel oldu, yüzüme bir gülümseme geldi, vücuduma bir ağırlık çöktü. Rapé ayuhuasca ayini sonrasında kafayı sıfırlamak, gece boyunca kafandaki düşüncelerden, imgelerden kurtulmak, yeni temiz düşüncelere yer açmak için yapılıyormuş. Bir, üç, beş ve yedi kez yapabiliyorsunuz. İki olmuyor. İlkinin etkisi geçince hemen ikinci için sıraya girdim. Bu ilki kadar etkili sonuç vermedi. Sonra üçüncü kezi yaptırdım. Üçten sonra yatmak zorunda hissettim kendimi. Öyle bir ağırlık çöktü. Terlemeye başladım. 10 dakika sonra geçti.

Saat sabah on gibi insanlar ayrılmaya başlamıştı. Ancak onkiye kadar şamanın iyileştirme ve yardımcısının rapé üflemesi ve müzisyenlerin müzikleri devam etti. Üzerinizdeki ağırlık, etrafla sohbet oradan ayrılmanızı zorlaştırıyor. Neyse sonunda yola düştük ve akşam üstü Cali’ye döndük.

Genel olarak benim için harika bir deneyim oldu. Ayahuasca sırasında hani o hep anlatılan çok övülen ruh hallerine giremesem de, ayinin bana faydası olduğuna ve bunun etkisini bir süre hissedeceğime inanıyorum. Her şey çok kontrollüydü, kendimi çok güvende hissettim. Bence başlangıç için uygun bir yer, uygun bir şaman ve uygun bir organizasyon seçmiştim. Ancak ayin sırasında ve sonrasında kafama takılan bazı şeyler oldu. Dubaili arkadaş da benim gibi hiç bir şey yaşamadığını söyledi, gerçi sürekli uyuyordu horul horul ama bunu yüzüne söylemedim. Bu seferki ayine özel olarak yahe daha az etkili olmuş olabilir. Tabii o ruh haline giremeyince de şamanı ve töreni sorguluyor insan. Marciek ve Boris başka yerlerde katıldıkları ayinlerden bahsettiler, yahe o kadar kuvvetli ki sana çok daha sert bir tecrübe yaşatıyormuş. Ancak “sert” tanımını çok da iyi bir anlamda söylemediler. Bir diğer konu, paralı verilen bir servisin ne kadar otantik olabileceği. Orada 50-60 kişi vardık ama 100 kişiyi de aştığı oluyormuş. Kişi başı 45.000 COP veriyorsun. Bir Türk olarak tabii ki hemen katılımcılarla çarpıp bölüyorsun. Kalabalık bir ekip, fena olmayan bir mekan ile sundukları hizmetin karşılığı olarak kesinlikle fiyat dengeli. Ancak daha sonra buradan elde edilen gelirle yerli halkın desteklendiğini öğrenince içim daha da rahat etti. Şaman ayin başında Paskalya’yı, Semana Santa’yı kutladı, o dönemde olduğumuz için. İncilsel dualar okudu. Müziklerin de bir çoğu İncilsel, hristiyan şarkılarıydı. Latin Amerika’nın Hristiyanlılıkla tanışması İspanyol sömürgeciler zamanında 1500-1600lü yıllarda oluyor. Bu şamanik törenlerin tarihçesi ise çok daha eski. Yani şamanik bir törende bunların çalınması bana biraz tuhaf geldi. Müzik ekibi harikadı ve saatler boyunca çaldılar ama törenin otantikliği konusunda insanı düşündürüyor tabii.

Son söz olarak, “ ayahuasca’nın seni bulması lazım, uygun dönemde karşına çıkması lazım, o zaman gidersin, sen arama o seni bulur” hikayesi tamamen savsata. Lokaller düzenli olarak gidiyorlar. Ne zaman isterseniz, güvendiğiniz biriyle birlikte, güvenilir bir şaman eşliğinde bu deneyimi yaşabilirsiniz. Amazon’a özel olmakla birlikte Kolombiya, Peru, Bolivya, Brezilya’da Amazon’dan uzak yerlerde de yapılıyor. Özellikle Peru’da bu işin artık çok turistik olduğu söyleniyor. Dolayısı ile lokal birilerine sorup daha az turistik daha güvenilir bir adres bulmanızı tavsiye ediyorum. Kesinlikle uygun bir şaman bulduğumda tekrar deneyeceğim.

3 Comments

  • Filiz 25/06/2016 Reply

    Merabalar bu ceremınye uzun zamandır ( 6 aydır) bende gitmek istiyorum merkezlere bakarken yazınızı gördüm niye yazdım bilmiyorum qma belki bi yol gösteren çıkar umudu:) tarafından

    • Kaan 29/08/2016 Reply

      Filiz Hanım Bir Yolunu Bulduysanız Banada Haber Verin

  • Ghostevita 03/03/2017 Reply

    Hindistan’da yılda birkez yapılan goa festivaline gidin arkadaşlar ?

Leave a Reply