Galapagos

Galapagos: Ne yapılır, ne yenir, nerede kalınır?

Galapagos ile ilgili üçüncü ve son yazımda adadaki aktivitelerden bahsedeceğim. Daha önce okumadıysanız Galapagos’a gitmeli misiniz? ve Galapagos’a nasıl gitmeli, hangi turu almalı? yazılarıma bir göz atın. 

Galapagos için en çok konuşulan konu ne kadar pahalı olduğu. Karada yani adalarda kalarak 10 gece geçirdim ve diyebilirim ki adalar Ekvador ana karaya göre oldukça pahalı. Pahalı kavramı kişiden kişiye değişir tabii, önceki yazımda belirttiğim gibi, eğer tatilciyseniz zaten o bütçeyi ayırmışsınızdır. Pahalıdan kastım adalarda hayatın karaya göre iki yer yer üç kat pahalı olması. Ne kadar özel bir yerde olduğunuza bakarsanız, ana karadan 1000 km uzakta olduğunuzu düşünürseniz fiyatlar normal gelecek. Santa Cruz ve San Cristobal’de havaalanı var. Isabela‘da ise havaalanı yok ve buraya ulaşım Santa Cruz’dan 2 saatlik tekne yolculuğu ile. Dolayısı ile Isabela yeme-içme ve genel alışverişin en pahalı olduğu ada.

Galapagos’da kalınabilecek 3 adada kaldım ve aktiviteleri ada ada bölmeyi daha uygun buldum. Adalarda hayat erken başlıyor, Bilgi Merkezleri (Interpretation Centers) ve kumsallar saat 06.00-18.00 arası açık. Evet, tümüyle bir milli parkın içindesiniz, gittiğiniz kumsal ya da şnorkel alanı da bu parkın bir parçası çoğu zaman ve bunları belli saatler içinde, genelde gün içinde yapabiliyorsunuz. Bu yazıda ya da diğer kaynaklarda bazı plajlar, şnorkel ve dalış alanları için şu hayvanı bu hayvan görebilirsiniz gibi ibareler var. Doğal ortamda olduğunuzu unutmayın, bunları görmeniz yüksek ihtimal ama garantisi yok.

Santa Cruz:

Her üç adayı da düşünürsek, Santa Cruz ortada kalan ada. Yüz ölçüm olarak olarak en büyük olmasa da nüfus ve işleklik olarak en büyük merkeze sahip. Genel olarak diğer adalara geçenlerin, teknelerde kalacak olanların başlangıç noktası. En çok uçuşun olduğu ada da Santa Cruz. Bu adanın merkezi Puerto Ayora. Kalınacak yerler, restoranlar, turistik ofisler hep burada.

Ücretsiz aktiviteler:

İskele: Özellikle geceleri iskelede biraz vakit geçirin. Ray (vatoz), küçük köpek balıkları, deniz kaplumbağaları, diğer değişik balıklar görebilirsiniz. Öğleden sonra etrafta epey yengeç oluyor. Her daim deniz aslanları iskelenin üzerinde, banklarda, bankların altında uyukluyor oluyor ve dünya umurlarında olmuyor.

Balıkçı: İskeleden başlayan ve Darwin Araştırma Merkezi‘ne kadar devam eden bir sahil yolu var. Burası Santa Cruz’un en turistik yeri. Zaten restoranlar ve dükkanlar da binlerce dolar verip buraya gezmeye gelenlere yönelik. Bu yol üzerinde deniz tarafında küçük bir balık pazarı var. Gerçekten küçük, 1-2 stant var. Balık geldiği zaman, diğer yerlerin aksine öğleden sonra 16.00 gibi de balık geliyor, burada balık temizleyenlerin yanında pelikanlar, diğer deniz kuşları ve deniz aslanları paylarını bekliyor oluyor. Dolayısı ile etrafta foto makineleri ile pek çok turist oluyor.

Darwin Araştırma Merkezi: Sahil yolunun sonundaki bu araştırma merkezi ben oradayken (Haziran 2016) yenilenme sürecindeydi. Galapagos hakkında bilgi almak, araştırma merkezinin aktivitelerini öğrenmek, bir kaç kaplumbağa, iguana görmek için ideal. Burada biraz zaman geçirmenizi tavsiye ederim. Bilgi merkezi başta olmak üzere etrafta bir çok pano var ve bu panolarda adadaki pinzonların (serçe) değişik evrimlerinden adaların oluşumuna kadar değerli bilgiler var. Bunları okursanız Galapagos seyahatiniz biraz daha anlam kazanır.

Tortuga Beach, Santa Cruz, Galapagos

Plaj olarak belki de tüm Galapagos’un en iyisi Santa Cruz’daki Tortuga Beach.

Tortuga Bay: Tortuga Bay Beach adalarda gördüğüm en güzel plaj. Geniş kumsalı, harika kumu ile güzel bir deniz günü geçirmeniz için ideal. Buraya yürüyerek erişiyorsunuz ve Puerto Ayora’dan yaklaşık 45 dakika sürüyor. Merkezin dışına çıktığınızda adanın bu tarafındaki plajların girişinden geçiyorsunuz, daha sonra uzun bir yürüyüş yol var. Etrafta enterasan bitki örtüsü, adaya özel kaktüsler, kertenkeleler görebilirsiniz. Yürüyüş yolu bitince biraz daha sağa yürürseniz korunaklı bir koya geliyorsunuz. Açık denizin aksine burası dümdüz. Şnorkel yapılabileceği söylense de, hatta şnorkel kiralayanlar olsa da görüş son derece düşük, pek bir şey yok. Herkesi yüzmek için buraya yönlendiriyorlar çünkü deniz biraz dalgalı. Bu gölette deniz iguanaları, minik köpek balıkları, kaplumbağaları görebilirsiniz, hem de kıyıdan. Bu göletin diğer avantajı hemen arkasındaki mangrov ve diğer ağaçların gölgesinden yararlanabiliyorsunuz. Yoksa geldiğiniz plaj tarafında hiç gölge yok.

Las Grietas: Buraya gitmek için iskeleden 50 cente deniz taksiye biniyorsunuz, karşıda gördüğünüz sahile gidiyorsunuz ve oradan yürüyorsunuz. 15-20 dakikalık bir yürüyüş. Yürürken bir kaç güzel otel, Alman Plajı, değişik yer şekilleri, bitki örtüsü geçiyorsunuz ve Las Grietas’a geliyorsunuz. Girerken kayıt oluyorsunuz ama ücretsiz. Burası yüksek iki volkanik kaya oluşumu arasındaki gölet benzeri bir yer. Deniz suyu ile tatlı su karışıyor. Şnorkel yapılsa da çok bir şey yok, Parrot fish gördüm en çok. Biraz soğukça ama girmeye engel değil. Küçük bir ahşap iskeleden giriyorsunuz. İlerideki kayaların üzerinden geçip arkadaki sulara gidebilirsiniz ama değecek bir şey yok. Yağmur sezonunda daha eğlenceli olduğu söylendi. Buraya giderken suya girebilecek bir ayakkabı ile gitmenizi tavsiye ederim. Las Grietas ile işiniz bitince geri dönmeden önce biraz daha yukarı yürüyüp güzel bir Puerto Ayora manzarası görebilirsiniz.

Las Grietas, Santa Cruz, Galapagos

Las Grietas’tan ada manzarı. Açıkta cruise gemilerini görebilirsiniz.

Los Gemelos: Santa Cruz’un içlerinde, volkanik aktivite sonrası oluşmuş iki krater. Buraya endemik bir ağaca ev sahipliği yapıyormuş. Benim gibi botanik ile pek ilginiz yoksa 2 koca çukur olarak özetlenebilir. Burası merkeze biraz uzak, taksi ya da bisiklet ile gidilebilir.

Tuneles de Lava: Enterasan volkanik tüneller. Galapagos’un her yerinde bunlardan var. Milyonlarca yıl önce volkanik aktiviteler sırasında, lava akarken lavanın dışı hava, su gibi etmenlerden dolayı soğuyor ama içeriden lav akmaya devam ediyor ve bu tünelleri oluşturuyor. İçinde gezilebilecek kadar büyük bir kaç tane var. Merkeze uzaklar, taksi ya da bisiklet ile gidilebilir.

Los Tuneles, Santa Cruz, Galapagos

Santa Cruz’daki devasa lava tünelleri.

Ücretli aktiviteler:

Kaplumbağa koruma merkezleri: Dev kara kaplumbağalarını görebileceğiniz merkezler. Benim şu açıdan çok hoşma gitti. Merkezler kaplumbağaların yumurta bıraktıkları kıyı ile daha sonra göç ettikleri tepeler arasında. Dolayısı ile kaplumbağaları doğal ortamında görüyorsunuz. Kapalı değiller. Onlarcası görmeniz mümkün. Yan yana iki merkez var biri El Chato, biz hem hostelin hem de oraya gittiğimiz taksi şoförünü tavsiyesi ile yanındakine gittik. Her ikisine de giriş 3 USD. Burası da merkezin dışında, dolayısı ile taksi ya da bisiklet şart.

Adada taksiyle El Chato, Los Gemelos ve Tuneles de Lava ziyareti paket halinde 30 USD. Santa Cruz’da tanıştığım iki kişiyle birlikte bu turu yaptık dolayısı ile kişi başı 10 USD’ye mal oldu bana. Taksiler sizi buralara götürüyor ve bekliyor. Kaplumbağa merkezinde ise sizinle gelip rehberlik yapıyorlar. Şansımıza bizim şoför ilgili çıktı, etraftaki meyve ağaçlarından meyve alıp kaplumbağaları besledik, meğer çok seviyorlarmış. Bu aktiviteleri tek tek yapacaksanız Los Gemelos’a ayrıca uğramaya gerek yok, yolunuzun üstündeyse durabilirsiniz.

El Chato, Santa Cruz, Galapagos

Kaplumbağaları çekmeye çalışan Koreli arkadaşımız

North Seymour: Burası Santa Cruz’un kuzeyindeki bir ada. Şnorkel ve dalış turları var. Şnorkel 100 USD; dalış 140 USD. Buraya gitmedim.

Gordon Rock: Burası da Galapagos’un en meşhur dalış noktalarından biri. Çift tüp dalış turu 160 USD. Santa Cruz’un kuzeyinde. Çekiçkafa görmek isteyenler buraya gidiyor. Ancak kuvvetli akıntı yüzünden sadece deneyimli dalgıçlar tura alınıyor, hanenizde en az 25 dalış olması gerek.

North Seymour ve Gordon Rock’da sting ray, eagle ray, manta ray, foklar, white tip reef shark, Galapagos shark ve diğer balıkları görebilirsiniz.

Santa Cruz’da nerede yenir?

Santa Cruz’da en çok ziyaret ettiğim yemek yeri Charles Binford isimli sokak. Bu sokağın yerel adı Los Kioskos çünkü sokağın bir ucunda pek çok restoran var ve bunlar geceleri sokağa masalar atıyorlar. Öğlen menüsü 5 USD. (Anakarada 3USD) Çorba, ana yemek ve meyve suyundan oluşan menüler doyurucu. Çorba olarak ve ana yemek olarak mümkün olduğunca deniz ürünü tercih ettim. Çorbalar çok zengin. Ana tabaklar ise pirinç, patates, yuka dolu olsa da yanında gelen balık, karides ya da et yeterli. Öğlen menüleri saat 16.00 ya kadar oluyor.  Daha sonra kapatıp akşam servisi için hazırlanıyorlar. Bu sokakta sadece akşam açan yerler de var. Akşam ise alakart menüden seçiyorsunuz. Balıklar 12-15 dolar, karides yemekleri 13-15 dolar, istakoz (böcek) ise 15-25 dolar arası. Sahil yolu üzerinde batılı tarzda çokça restoran var, tabaklar 7-8 dolardan başlıyor. La Garrapata’ya gittik doğum günümde. Ana yemekler 15-20 USD gibi. Gayet lezzetliydi. Biralar restoranlarda 4 USD den başlıyor. Merkezden biraz uzaklaşınca, 10 dakika sonra o turistik hava kayboluyor ve adanın lokal yerleri başlıyor, buralarda öğlen menüleri 4 USD’ye iniyor.

Kahvaltı için daha az seçenek var gibime geldi. Marketlerde ve dükkanlarda empanadalar var bizim poğaça-börek arası. Bunlar 1.5-2 USD arası. (Ana karada 1 USD). Meyve suları epey pahalı 2-2.5 USD arası (Ana karada 1 USD)

Adada merkezin biraz dışında küçük de olsa bir pazar yeri var. Buradan meyve sebze almak mümkün. En ucuz şey kesinlikle muz 🙂

Adada musluktan su içilmiyor. 4 litre (1 Galon) su 2.5 dolar gibi. Magnum dondurma 1.5 USD, Pilsener büyük şişe bira 2.5 dolar (basılı fiyatı 1.05). Gerçi şişeyi geri götürürseniz sonraki birayı biraz daha indirimli alıyorsunuz.

Santa Cruz’da en çok sevdiğim kafe ise Galapagos Deli. Doğru dürüst kahvesi olan, bir nebze olsun internet bağlantısı olan bu kafeyi sık kullanılanlarıma ekledim. Tomas de Berlanga sokağında.

Santa Cruz’da nerede kalınır?

Adada genel geçer oda fiyatı kişi başı 20 USD. Ben ilk olarak El Descanso de Pedrel isimli yerde kaldım ama çok gürültülü olduğu için değiştirdim ve bir arkadaşımın kaldığı North Seymour’da kaldım, merkezin biraz dışında. Adada çok hostel var tabii isimleri sadece hostel pek çoğunda dorm yok, hep odalar var. İlk kaldığım yerde bir dorm vardı, geceliği 15USD olunca 20 dolara odada kaldım. Her yer yakın olduğu için şu bölgede kalın diye bir tavsiyem yok. Sahil yolunda 2-3-4 yıldızlı oteller de var.

Adada merkez içinde ulaşımı taksi ile sağlayabilirsiniz, taksiler her yere 1 dolara gidiyor. Unutmayın, bu sadece merkez için. Merkez dediğim bir ucundan diğerine aylak aylak 20 dakikada yürüyebileceğiniz uzaklıklar. Ama sıcakta, ya da sırtınızda çanta yürüyeceğinize taksi daha iyi bir seçenek.

Isabela

Isabela adasına Santa Cruz’dan geçebiliyorsunuz. Yani eğer San Cristobal adasındaysanız, önce tekne ile Santa Cruz’a gitmeniz daha sonra ise tekne ile Isabela’ya gitmeniz gerekecek. Bu yolculukların her biri 30 dolar ve 2 saat. Ayrıca Gebze-Harem minibüsü gibi sürekli değiller bir sabah bir de öğleden sonra var.

Isabela üç önemli adanın yüz ölçümü olarak en büyüğü ama nüfus ve yerleşim olarak en küçüğü. Üzerinde havaalanı olmaması buraya erişimi epey zorlaştırıyor. Bu durum adadaki fiyatların taksiden suya her alanda daha pahalı olmasına sebep oluyor.

Adanın merkezi Puerto Villamil. Küçük bir merkez. Adanın iskelesinden çıktıktan sonra özellikle merkezin sahil tarafında neredeyse asfalt yol yok. Ana ulaşım yeri olan iskeleye ise merkezden 15 dakikada yürümeniz mümkün.

Isabela her üç ada arasında benim aktivite anlamında en sevdiğim ada oldu. Merkez tarafında çok büyük olmasa da yeterli bir kumsalı var, deniz aslanı ve deniz iguanası istilası altında olmayan. Eğer bu kumsal tarafında kalırsanız, odanızdan çıkıp 20 saniye içinde denizde olabilirsiniz.

Aktiviteler için kullanmanız gereken turizm acentaları merkezde, çoğu birbirine1-2 dakika yürüme mesafesinde. Ada boş gözükse de cruise  turlarından da turistlerin bu acentelerden tur alma zorunluluğu olduğundan turlar çabuk doluyor, yapmak istediğiniz turun rezervasyonun hemen yaptırın.

Isabela’da neler yapabilirsiniz?

Ücretsiz aktiviteler:

Plaj: Merkezdeki plajda palmiye ağaçları az da olsa gölge sağlıyor. Merkezin batısına doğru yürürseniz oldukça uzun ve güzel bir plaj sizi bekliyor.

Isabela, Galapagos

Isabela mekezdeki plaj. Küçük ama yterli. Gölge de var 🙂

Concha y Perla: İskeleye girerken sağa giren ahşap yürüyüş yolunu takip edin. Yine ahşaptan bir platforma gelecekseniz. Burası korunaklı bir koy, doğal deniz havuzu olmuş. Zaman zaman kalabalık olabiliyor. Şnorkel için uygun. Deniz suyu ile yer altı su kaynakları birleştiği için biraz soğuk ve su çıkan yerler bulanık. Soğuk suyu pek sevmem, wetsuit olmadan girebildim. Deniz kaplumbağası, iguana ve çeşitli balıklar görmeniz mümkün.

Concha y Perla, Isabela, Galapagos

Isabela’daki Concha y Perla iskelesi

Los Humedaded – Wetlands: Merkezin batısına yürürseniz, bir takım göller, sazlık alanlar görecekseniz. Düzgün bir yürüyüş yolu ile 6-7 KM yürümeniz, güzel bir öğleden sonra yürüyüşü ile etrafı keşfetmeniz mümkün. Benim şansıma sadece merkezdeki gölette bir tane flamingo görebildim, oysa fotolara bakarsanız flamingo cenneti. Belki mevsimi değildi. El Tunel de Estero ‘ya kadar yürüyün. Deniz tarafına giderseniz, bilim kurgu filmi gibi, volkanik kayaların üzerinden deniz doğru yürürken sağa sola kaçışan yüzlerce irili ufaklı yengeç göreceksiniz. Hani filmlerde bir yere girersiniz, böcekler ya da yaratıklar açılır ya, onun gibi. Evrenin Askerleri filmi gelmişti aklıma. Yürüyüş yolu boyunca solda bazı ufak plajlar, sağda göller, köprüler var.

Los Humedaded, Isabela, Galapagos

Isabela adasındaki göletler zincirinde şansınız varsa flamingoları görebilirsiniz.

Ücretli aktiviteler:

Los Tintoreras: Burası Isabela iskelenin hemen açığındaki adacıklar. Yani yüzsen 10 dakikada gidebilirsin ama milli park olduğu için girişler limitli. Bir acentadan tur rezervasyonu yaptırmanız gerek, ederi 35-40 USD. Önce ada üzerinde 40 dklık bir tur yapıyorsunuz, bu sırada iguanaları ve uyuyan köpek balıklarını görüyorsunuz. Cidden 🙂  White tip shark, herhalde Türkçesi beyaz yüzgeç uçlu köpek balığıdır, Galapagos’da bunlara Tinorera deniyor, bunların favori dinlenme noktası bu adacık olduğu için Tintoreras adı verilmiş. Daha sonra iki noktada şnorkel yaptırmaya götürüyorlar. İlk noktada bir kaç Galapagos Penguen’i vardı. En küçük ikinci türmüş. İkinci noktada o kadar çok deniz kaplumbağası var ki. Muhteşem hayvanlar. Ben bu turu aldım ve çok da hoşuma gitti. İyi bir rehbere denk gelirseniz, adaların oluşumu, iguanaların yuvaları, köpek balıkları hakkında enteresan bilgiler verebilir.

Los Tuneles: Yazının önceki bölümlerinde lava tünellerinden bahsettim. Bu bölgede de volkanik lava tünelleri çökmüş ve su altında kalmış. Çok enteresan bir coğrafya. Turun fiyatı 90 dolar. Tünellere gitmek içi 30-40 dakikalık bir tekne yolculuğu yapıyorsuz. Yolda Nazca Boobie kuşlarının olduğu bir kayanın etrafından dolanıyorsunuz, sonra tünellerin olduğu adaya geliyorsunuz. Kaptanların koca tekneleri bisiklet kullanır gibi ustalıkla, sağdan soldan sivri volkanik kayalara bir karış mesafede kullanabilmesi takdire şayan. Burada önce kısa bir ada turu yapıyorsunuz. Meşhur Blue Footed Boobie’yi burada aşk çığlıklarını atarken ya da yuvasını korurken görebilirsiniz. Daha sonra iki şnorkel alanına gidiyorsunuz. Burada rehber de sizinle şnorkel yapıyor ve gördüğü şeyleri sizinle paylaşıyor. En sevdiğim şnorkel yeri burası oldu, penguenleri epey yakından görme şansınız var, yine şansınız varsa su altında kayaların etrafında oynayan deniz aslanlarını görebilirsiniz. Ben ikinci şnorkel noktasında bir Golden Ray – Altın vatoz sürüsü gördüm ve ağlamaklı oldum.

Las Tintoreras ve Los Tuneles için günde 5’er tekne sabah hareket ediyor, 5 tekne de öğlen hareket ediyor. Toplam 14 şirket var ve her gün sadece 10 tanesi operasyon yapabiliyor. Çoğu kapısına yazıyor saatini. Misal yarın turunuz var mı diye sorduğunuzda “yok” ya da “öğleden sonra” cevabı alabilirsiniz. Turu yapabilen acenta sayısı sınırlı, 10 tekne x 16 kişi günde 160 kişi gidebiliyor toplamda bu etkinliklerden her birine. Acentanızdan wetsuit istemeyi unutmayın, su serin. İlk girdiğinizde hissetmiyorsunuz ama zaman geçtikçe üşüyüp çıkanlar oldu. Mümkünse benim gibi long suit sorun, özellikle Los Tuneles için.

Volcan Sierra Negra – Volcan Chico: Adada yüzmek yerine yürüyüş yapmak isterseniz size fırsat. 40 dolar olan bu tura gidip de kötü diyeni görmedim. Adanın en yüksek bölgelerinden birine çıkıyorsuz, harika bir manzarası olduğunu söylüyorlar. Daha önce benzer pek çok hike yaptığım için bunu es geçtim.  Sabah 7’de başlıyor. 

Isabela’da nerede kalınır?

Ben beklerken iki arkadaşım hemen hemen tüm hostelleri/otelleri gezdiler. Burada dorm yok, odalar da yine kişi başı 20 USD’den başlıyor. Biz Los Delphines diye bir yerde kaldık denize sıfır bir yerde fiyatı 25 USD idi, 3 gece için 65 ödedik kişi başı, hepimiz kendi odamızda kaldık. Çok yer var diyemeyeceğim ama seçenekler var, 30 dakika içinde hepsine girip fiyat almanız mümkün. İnternet beklemeyin, var dense bile çok yavaş. Sıcak su sorabilirsiniz. Bizim kaldığımız tarihte klimaya ihtiyacımız olmadı.

Isabela’da ne yenir?

Merkezde yan yana dizili restoranlar var. Hepsinin öğlen ve akşam için set menüleri var 7 USD kişi başı. Adada kahvaltı da 5 USD. Restoranların önünde beyaz tahtalarda neler olduğu yazıyor, hepsinin menüsü %90 aynı. Çorba, ana yemek, bir bardak meyve suyu. Tatlı yazana aldırmayın, bir kurabiye, ya da çok küçük bir parça kek geliyor. Yiyeceğiniz yemek gözünüzü doyurmaz ama karnınız doyar. Bunun dışında her yerde restoran menüsünden de seçim yapabilirsiniz, tabaklar 10 USD’den, büyük pizzalar 20 USD’den başlıyor. Bazen gruplar oturuyor, onlardan uzun durun, aç kalabilirsiniz eğer onların yemekleri pişmeye başladıysa. Market de pahalı. Bir galon – 4 litre suya 5 dolar verdim. Bir şişe bira 3.5 dolar (basılı fiyatı 1.05). En ucuz şey muz 🙂 Eğer çay, nutella, mısır gevreği vs alacaksınız bu adaya gelmeden önce Santa Cruz’dan alışveriş yapın. Bir kaç tane başarılı fırın var, içi peynirli, üzeri şekerli empanada benzeri bir şey var, çok leziz. 

San Cristobal:

Kalmayı en sevdiğim ada San Cristobal oldu. San Cristobal’in adını bir türü ezberleyemediğim merkezi Puerto Baquerizo Moreno bana Bozcaada’nın eski halini hatırlattı. Ne Santa Cruz’un merkezi Puerto Ayora kadar büyük ne de Isabela adasının merkezi gibi viran değil. Adalarda tüm restoranlar, turizm acentaları ve panolarda üzeri deniz aslanı dolu plaj fotoları göreceksiniz. İşte o fotolar San Cristobal’dan. Dayanamayıp sormuştum otelin birine nerede bu plaj diye, San Cristobal demişlerdi. Gerçekten de adaya tekne ile yanaştığınızda işgal edilmiş iskeleyi görünce anlıyorsunuz buradaki deniz aslanı popülasyonun yüksekliğini.

Merkez Puerto Baquerizo Moreno’da her yer yürüme mesafesi. Hatta havaalanı bile. Gitmesi gelmesi süper meşakkatli Santa Cruz havalanı yanında taksiyle 1.5 dolara ve 10 dakikada gidilen bu hava alanının erişimi çok kolay. Çantanız hafifse sırtlanıp yürüyebilirsiniz bile ama taksi sadece 1.5 dolar. Merkez içinde de 1 USD.  Seyahatimin başında uçak biletimi Santa Cruz’dan gidiş dönüş almıştım, adalara geldiğimde hata yaptığımı anladım ve 45 dolar verip dönüşümü San Cristobal’e aldırdım. 30 USD verip sabahın altısında uyanıp iki saatte Santa Cruz’a tekneyle gideceğime (ki oradan havalanın ulaşmak ayrı bir dert) çok iyi bir hareket yaptım, dönüşümü San Cristobal’e alarak.

Adada hava alanı olduğunu için yeme içme Isabela’ya göre daha ucuz. Hatta bana Santa Cruz’dan bile ucuz geldi diyebilirim.

Peki San Cristobal’de neler yapabilirisiniz?

Ücretsiz aktiviteler:

Centro de Interpretacion: Adalarda bunun gibi bilgi merkezleri var. Santa Cruz’da Darwin Araştırma merkezindeki ziyaret etmemiştim, biraz dağınık durumdaydı merkez. Buradaki bilgi merkezi çok iyi. Adaya gelince ilk iş burayı ziyaret etmelisiniz. Yürüme mesafesi. Taksi 1 USD. İçerisi çok güzel düzenlenmiş. Adaların oluşumunu anlatan bilgi panolarıyla başlıyor, hayvanların buraya nasıl gelmiş olabileceğine dair anlatımlar var, bitki örtüsü ve klimayı anlatan, hava akımları, su sıcaklığını etkileyen büyük akıntılar, El Niño gibi faktörleri gayet detaylıca açıklıyor. Daha sonra adadaki yerleşimi bir zaman tünelinde anlatıyor. Çok ilginç hikayesi var. Hapisane kaçkınlarından, kaplumbağa yağı üreticilerine, Almanlardan, Kuzey Avrupalılara (sanırım Norveçlilerdi) ve park halini alana kadar olan dönem çok detaylı ve fotoğraflı anlatılmış.

Cerro Tijeretas: San Cristobal’i tepeden görebileceğiniz bir park. Gitmek için yukarıda anlattığım Centro de Interpretacion’dan girmeniz gerek bu yüzden iki etkinliği birleştirmek akıllıca olur. Yukarı doğru çıkarken etrafta koşuya çıkmış lokal ve yabancıları görebilirsiniz. Parkın üst noktalarında manzara seyri için platformlar yapılmış. San Cristobal merkeze bakan pek bir manzara vaadetmese de, denize doğru bakan teraslarda saatlerinizi geçirebilirsiniz. Yanına bir kitap almak iyi fikir olabilir özellikle bilgi merkezini ziyaret edip gidecekseniz dinlenmeye ihtiyacınız olacak. Yukarıdan sadece bir kaç deniz aslanın oynadığı ıssız koyları, Darwin heykelini, şanslıysanız Frigate denen, erkeklerin gagası altında şişirdikleri kırmızı keseleri ile meşhur kuşları görebilirsiniz.

Cerro Tijeretas, San Cristobal, Galapagos

Cerro Tijeretas’dan San Cristobal açıkları manzarası

La Loberia: Çok sevdiğim bir plaj. Çok büyük olmasa da güzel bir kumu var ve etrafta rahatsız etmeyecek kadar deniz aslanı var. Bu plaj havaalanını geçince. Yazınca komik duruyor ama evet hava alanından sonra 🙂 20 dakikada yürüyebilirsiniz ancak sıcakta 1.5 dolar verip taksi ile gitmek mantıklı. Taksinin bıraktığı yerden denize doğru yürüyüp daha sonra sola devam ediyorsunuz.  Plaj doğal bir koyun arkasında. Bu koyda şnorkel yapabilir, plajda güneşlenirken oynaşan deniz aslanlarını izleyebilirsiniz. Patika plajdan daha ileriye de gidiyor, taksici söylemişti, ileri doğru yürüdüm, güzel kayalar ve çok deniz iguanası var ama o kadar. Kayalarda yürüyecekseniz spor ayakkabı tercih edin. Açıkta sörf yapanları da gördüm ama burada sörf yapmak için iyi olmanız lazım nitekim dalgalar açıktaki kayalara patlıyor.

Playa Oro: Burası merkezin batısında kalıyor, sahil yolunu yürürseniz iskeleyi geçtikten sonra Golden Bay Hotel & Spa otele gelecekseniz. Onun önündeki sahil. Deniz aslanı dolu. Ama gün batımı harika izleniyor. Aşağıda orada çektiğim gün batımı videosunu görebilirsiniz.

Ücretli aktiviteler:

El Progreso, El Junco, Centro de Crianza de Tortugas, Puerto Chino: Bunları aynı başlığa topladım. Adanın doğu tarafında bulunan Puerto Chino için güze bir plaj diyorlar. Yol üzerindeki El Progreso ve El Junco’ya uğrayıp biraz hiking yapıp biraz foto çekebilir, hala gitmediyseniz Centro de Crianza de Tortugas’a gidip (girişi ücretli 3 dolar gibi sanırım) dev kaplumbağalara bakabilir oradan da Puerto Chino’ya gidebilirsiniz. Plaj ve yol üzerindeki duraklar ücretli olmasa da gitmek için taksi gerekiyor. Taksiler bu tur için 30 dolar alıyorlar. Puerto Chino’ya bırakıyorlar sonra anlaştığınız saatte geri gelip alıyorlar sizi.  Önerilen aktivitelerden biri, taksilerin hepsi pick-up olduğundan, bisiklet kiralayıp taksinin arkasına atıp Puerto Chino’ya gitmek, sonra bisikletle dönmek.

Leon Dormido: İşte San Cristobal’in en meşhur etkinliği. Leon Dormido (uyuyan aslan) ya da Kicker Rock adanın batı açıklarında kalan suyun ortasındaki devasa bir kaya kütlesi. San Cristobal tepelerinde bakıldığında  uyuyan aslana benzediği için adı Leon Dormido. Adaya gelen İngilizler ise bunu bir asker çizmesine benzettiklerinden Kicker Rock demişler. En yüksek yeri 140 metre olan kaya topluluğu gerçekten muazzam. Çökme sonucu oluşan dümdüz yükselen duvarları var. Burada şnorkel ya da dalış yapabilirsiniz. Şnorkel turu 110 USD, dalış 160 USD (iki tüp). Şnorkel yaparken kayaların arasından geçiyorsunuz, sanki iki sıra gökdelen arasında gidiyor gibisiniz. Kayaların arasında kalan suda bir yaşam döngüsü var, küçük balıklar, daha büyük balıklar, deniz aslanları ve köpek balıkları burada. Koca bir ton balığı sürüsü de gördük. Spotted Eagle Ray, deniz aslanları, deniz kaplumbağası, Galapagos köpek balıkları ve daha pek çok balığı görebiliyorsunuz şnorkel yaparken. Hasta olduğumdan dalış yapamadım, biraz içimde kaldı. Dalış yaptığınızda da bu dalış alanına “Wall Dive” deniyor ve kaya duvarları boyunca ilerliyorsunuz. Hem dalanlar hem şnorkelciler aynı tekneyle gidiyor. Dalanlar çok özel bir şeyden bahsetmediler, misal çekiçkafa gibi, dolayısı ile o kadar da üzgün değilim yapamadığım için 🙂 Kısacası mutlaka yapın, verilen paraya değer.

Kicker Rock, San Cristobal, Galapagos

GoPro’nun bile kadrajına sığmayan kayalar, Kicker Rock nam-ı diğer Leon Dormido

San Cristobal’de ne yenir?

Merkezde pek çok restoran var. Özellikle öğlen için 5 USD’ye menüler var. Alakart menüsü fiyatı olan Rosita’nın hem öğlen hem akşam 5 dolarlık menüsü var. Adadaki son günümüzde bir Kanadalı çift ile kendimize ziyafet çekmeye El Descanso Marinero’ya gittik. Benim otelin sahibi de onların ki de deniz ürünü için aynı yeri önermiş. 18 dolara oranın menüsüne göre küçük, Türkiye’ye kocaman bir istakoz yedim, istakoz değil de böcek diyorlar sanırım bizde. Karidesin Hulk gibi olanı. Misal Santa Cruz Puerto Ayora’da bir sokakta sırf restoranlar var sağlı sollu, kiosk street, burada öyle bir sokak yok ama çokça restoran var. Kahvaltı için pazar sabahı bile açık bir kaç kafe var. Merkezde deniz kenarında kahve/tatlı için yan yana bir kaç yer var. Kimisi sadece cafe kimisi hem cafe hem hostel. Gün batımını izlemek için ideal.

San Cristobal’de nerede kalınır?

Başka bir adada tanıştığım bir seyyahın tavsiyesi üzerine merkezin biraz dışındaki Casa de Jeimmy’de kaldım, geceliği 20 USD’ye kendi odamda kaldım. Otelin en tepesinde manzaralı mutfağı ve hamak alanı var.  Merkezin dışında dediğim, merkeze yürüyerek herhalde 3-4 dakika. O kadar bile sürmez. Buradaki en havalı otel hiç şüphesiz Playa Oro’daki Golden Bay Hotel & Spa. Altında da çok şık bir restoranı var. Önündeki koy sadece deniz aslanları için. Gün batımı için enfes. Adada hem lüks hem de uygun konaklama imkanı çok. Kişi başı 20 USD’ye çok rahat yer bulursunuz.

 

Galapagos Serisi

1- Galapagos’a gitmeli misiniz?
2- Galapagos’a nasıl gitmeli, hangi turu almalı?
3- Galapagos: Ne yapılır, ne yenir, nerede kalınır?

Leave a Reply