Ekvador pazarı

Ekvador’a hoş geldim

Kolombiya’dan ayrılmak kolay olmadı ama daha görülecek yerler var diyerekten motive olup bir şekilde kendimi Ekvador’a attım. Komşu ülkelerin birbirinden ne kadar farklı olduğunu görüp de şaşırmamak elde değil.

Her zaman olduğu gibi sınırı yürüyerek geçerek Tulcan üzerinden otantik Otavalo’ya vardım. Burada 2 gece geçirdikten sonra ise rotamızı Ekvador’un başkenti Quito’ya çevirdik. Oysa ki asıl niyetim Pasifik tarafına Mompiche’ye gitmekti. Ekvator’un genelde sahil kısmını vuran depremden sonra bunun iyi bir fikir olmadığına zor da olsa ikna oldum ve Otavalo’dan Quito’ya geçtim. Burada geçen bir haftadan ardından gidilen Mindo ve Latacunga sonrası şu anda Baños’dayım. Bir süredir doğru dürüst internet bağlantım yoktu otel ve hostellerde, yer değiştirirken de yazmak zor oluyor.

İrili ufaklı 5 şehir/kasaba gezdikten sonra, henüz Guayaquil, Cuenca gibi şehirleri görmesem de Ekvador hakkındaki genellemelerimi yazabilirim sanırım. Ekvador değişik bir ülke. İyi anlamda da değişik, kötü anlamda da değişik. Ekvador’a gelmiş arkadaşlarımla konuştuğumda çoğunluğu Kolombiya’dan geçen bu seyyahlar için Ekvador çok da iyi bir deneyim olmuyor. Herkesin görüşü üç aşağı beş yukarı aynı, Kolombiya’dan sonra hiç bir şey eğlenceli değil 🙂

Ekvador benim Güney Amerika’daki ikinci gördüğüm ülke. Doğrusu Kolombiya’dan sonra Ekvador insanı daha bir kapalı geldi. Yabancılara karşı biraz daha uzaklar. Yani kötü davranan kimse yok tabii ama hava değişikliğini hemen hissediyorsunuz. Bunu eksiler hanesinin en başına yazabiliriz.

Sucre - USD

2001 yılında USD’ye geçilmeden önceki Sucre – USD paritesi

Aynı haneye 2. sıradan ama bold italik girecek konu ise, Ekvador ne kadar pahalı maracuya! (Maracuya Latin Amerika’da bir meyve, özellikle meyve sularında çok iyi gidiyor). Ekonomideki iniş çıkışlar, 70lerde başlayan petrol patlaması, petrole dayalı ekonomi, 20 sene önce petrol fiyatları dip yapınca çöken ekonomi, karşılıksız basılan Sucre, Sucre’nin bir kaç senede 1 USD=15 ECS paritesinden 1 USD = 5000 ECS ye gelişi, hükümetin “Ya bu bizim paranın bir değeri yok, daha güçlü olan USD’ye mi geçsek” demesi, paritenin bir günde 1’e 15.000’den 1’e 25.000’e çıktığını gören nesil, derken 2001’de resmen USD’ye geçiş ve Sucre’nin 1 USD = 25.000 ECS paritesinde tarihteki yerini alması. Evet, Ekvador USD kullanıyor, bildiğin Amerikan Doları. Kendileri para basabiliyor mu zannetmiyorum. Kolombiya Peso’sundan sonra ( 1 TL = 1000 COL) dolar bölgesine gelmek hoş olmadı. Evet, 2.5 dolara öğlen menüsü yiyebiliyorsunuz, küçük yerlerde taksi sadece 1 dolar ama toplu taşıma dışında her şey çok daha pahalı diğer Orta Amerika ülkeleri ve Kolombiya’ya göre. (Panama ve Kosta Rika hariç). Detaylı rakamları Quito’da kaça yaşanır? yazımda vereceğim.

Baños’da pek görmesem de (küçük ve turistik bir yer) büyük şehir Quito dahil bu arkadaşların dışarı işeme huyu var. Hani gece gündüz, arkasını dönen yer yere işeyebiliyor. Yani ıssız olsun diye bir dertleri yok. Hani çok büyük bir sıkıntı olmasa da tuhaf bir durum. Misal hala otobüslerde “çöpünüzü camdan atmayın” uyarıları var ki atıyorlar. Bir iki sonraki nesilde daha iyi olacaktır sanırım.

Ekvador yemek

İster inanın ister inanmayın ama Ekvador’da çorba ve sulu yemeklere patlamış mısır eşlik ediyor. İçine döküp yiyorsunuz. Hiç fena değil.

Yukarıdakinden daha önemli sorun ise güvenlik. Şimdi Latin Amerika’da gezerken her ülke diğerine bok atıyor, hatta ülke içinde şehirler arasında bile çekişme var. Orası kötü, insanı tehlikeli, çok hırsızlık var vs diye fiştekliyorlar gezginleri. Allaha şükür benim başıma şimdiye kadar tatsız bir olay gelmedi Guatemala’da ATM ye kaptırdığım 500 TL dışında. Her ülkede hikayeler duyuyorsun tabii, öyle olmuş, böyle olmuş diye. Ama arkadaş Ekvador kadar birinci ağızdan kötü hikaye dinlemedim. Bir diğer Türk gezgin Ender ile buluştuk Quito’da, evine dönerken telefonu toplu taşımada çalındı. Ender’in couchsurfing ev sahibi kadını hem de EasyTaxi uygulamasından çağırdığı (plakası vs kayıtlı ) takside ıssıza götürüp telefonun çalmışlar, Rotasız Seyyah Mehmet’in bir tanıdığını yolda soymuşlar, sadece telefonunu almışlar. Şu anda kaldığım yerde yan odada kalan çiftin bildiğin şehirler arası otobüste bagaj kısmından sırt çantalarını çalmışlar. Buna yuh dedim artık. Net muvainin işi ama birşey yapamıyorsun. Siz siz olun sağda cam kenarında oturup çantalarınıza göz kulak olun.

Ekvador’da içeride kalan şehirler ekseriyetle yüksek rakımda. Quito 2500 metrenin üzerinde. Geceleri çok soğuk oluyor. Şehirlerde evlerde ısıtmayla ilgili bir araç gereç yok, çünkü gündüz de sıcak. Bir tek Quilotoa gölü etrafında bir hostelde odalarda soba gördüm, 3000 metreye yakı yükseklikte, artık nasıl soğuk oluyorsa.

Peki hiç mi iyi tarafı yok. Var, olmaz mı.

Cotopaxi hike

Dağlar, dağlar, dağlar… Ekvador’un belki de en güzel tarafı. Bulutlar çekilse Cotopaxi’yi göreceğiz…

Ekvador’un en sevdiğim tarafı, her taraf dağ. Çok güzel ya. “Bi Boğaz değil”ciler anlamaz. Sabah uyanıp 4000-5000 metrelik dağlara bakmak çok acayip, çok değişik bir duygu. Misal şimdi dağların arasında küçük bir kasabadayım. 4 tarafı dağ. Şehirde gezerken gözümü tepelerden alamıyorum. Bana hala film sahnesi gibi geliyor. Bu kadar dağ, aktif volkan vs olunca tabii ki Ekvador hiking, trekking, doğa yürüyüşü yapanlar için bir cennet. 5000 metre ve üzerindeki bazı dağlara teknik bilgi gerektirmeden çıkabiliyorsunuz. Misal Chimborazo, 6300 metre. Tur ve rehber ile gidiyorsun, kondisyonun yeterli, irtifa alışkanlığın varsa yürüyerek tepeye çıkıyorsun. 5000 metreden sonra herkesin nevri dönüyor o ayrı ama teknik malzeme olarak sadece krampon gidiyorsun ve rehberi takip ediyorsun. Krater gölleri, tepeler çok çok güzel. Dağlarda ya da orman içlerinde cici kasabalar, yapılacak aktiviteler var. Uzun lafın kısası doğası güzel.

Henüz gitmedim, gidebilecek miyim bilmiyorum ama Galapagos burayı özel yapan yerlerden. Kıyıdan yaklaşık 900 km açıktaki takım adalara gitmek, doğal park durumundaki adaya girmek, burada turlara katılmak, konaklamak vs hep masraflı şeyler. Aslında gezgin için masraflı, tatile gelenler için değil.

Quilotoa

Ekvador’da çok volkan olunca krater gölleri de oluyor haliyle. 4000 metrede Quilotoa Gölü…

Meyveleri lezzetli ve misal Kolombiya’ya göre daha çeşitli. Çeşitliliği sağlayan ise Şili’den gelen armut, elma, üzüm, kayısı vs. Bunları nispeten uygun fiyata alabiliyorsunuz.

Özellikle Otavalo ve şehirden uzak bölgeler çok otantik. Ekvador köylüsünün belli kalıpta bir giyim tarzı var ve benim çok hoşuma gidiyor. Ayrıca özellikle Amazon tarafında hala yerli kabileler yaşıyormuş.

Amazon bölgesi için çok iyi şeyler yazılıyor. Ekvador koca Amazon’un sadece %3’lük bir yüz ölçümüne sahip ama bazı bölgeleri dünyanın en çok çeşitliliğe sahip ekosistemleri olarak anılıyor. Amazonlara gitmek de kolay değil, koruma alanlarındaki “lodge” denilen yerlerde kalıyorsunuz, en kötüsü gecesi 100 USD den başlıyor, özel ulaşım ayarlıyorlar falan. Ancak insan kaç kez Amazon deneyimi yaşayabilir ki, değil mi?

Tabii ilk workaway (workaway.info) tecrübemi yaşadığım yer olduğu için Ekvador’un bendeki yeri ayrı olacak. Bir İspanyolca okulu/hostelde internet işlerine bakıp, işletme sahibinin çocuklarına (6-12 arası3 çocuk) ders çalıştırarak geçiyor günlerim, karşılığında iyi bir odada ücretsiz konaklıyorum. Bir süre daha Baños’dayım. Bakalım başımıza neler gelecek.

Leave a Reply