Death Road biking

Death Road – Ölüm Yolu inişi

Aylardır bu aktiviteyi bekliyordum. Bisiklete binmeyi seven her gezginin yapmak isteği aktivitelerden biri olan Death Road – Ölüm Yolu inişi benim için Bolivya‘nın liste başı etkinliğiydi. Yıllardır youtube’dan videolarını izlediğimiz, dünyanın en tehlikeli yolları arasında gösterilen, her sene 300 kişinin öldüğü iddia edilen bu yolda gönül isterdi ki motosikletimle yol yapayım ama bisiklet de yeterince eğlenceli.

Death Road neyin nesidir?
Ölüm Yolu (Death Road, Yungas Road) yakın zamana kadar La Paz ile Yungas bölgesini bağlayan tek yolmuş. İki aracın ancak yan yana geçebileceği, çoğu yerde araçların birbirine yol vermesi gereken, tamamı toprak ve bir tarafı uçurum olan bu yolda, motosiklet, araba, kamyon, minibüs, otobüs hepsini görmek mümkün, ya da mümkünmüş. Şu anda yapılan yeni asfalt yol ile bu yolun kullanımı neredeyse sonlanmış. Yol üzerindeki köylerde yaşayan komunitelere ulaşmak için kullanılıyor, tabi bir de downhill bisiklet turları için.

Death Road - Yungas Road

Death Road – Yungas Road

Şunu belirtmeliyim ki La Paz’ın en turistik etkinliklerinden biri olan Death Road tehlikeli ama çok da tehlikeli değil. Kesinlikle İstanbul’da yolda bisiklet sürmek kadar tehlikeli değil. Bisikletle saçma sapan şeyler yapmazsanız, çok hızlanmazsanız, rehberinizi dinlerseniz sıkıntı çekmeden finişe ulaşırsınız. Bisiklet üzerinde iyi olan kadın erkek herkese uygun bir aktivite. Önceki ölümler genelde yağmurlu mevsimde yaşanan kazalardan kaynaklanan ölümler. Artık bu yol turistik amaçlar dışında neredeyse kullanılmıyor. Ancak bisikletçilerden de ölenler var. Çoğu deneyimli downhillci, bazıları amatör bisikletçiler olan bu kişilerin ölüm sebepleri arasında aşırı güven, dikkatsizlik, bisiklet üzerinde foto çekmeye çalışmak gibi sebepler var. Gerek yola yapılan güvenlik bariyerleri, gerek tur rehberleri sizi sağ salim finişe ulaştırmak için yeterli.

Death Road inişini nasıl yaparım?
Death Road bisiklet turunu yapmak için önünüzde iki seçenek var. Bir tur satın alabilirsiniz ya da yerel tanıdığınız varsa bisikletleri bagaja atıp kendiniz yapabilirsiniz. Eğer daha önce bu yolu yapmadıysanız, hele yalnızsanız asla ikinciyi önermem. Misal tur rehberleri çocukluklarını o yollarda geçiren insanlar. Ailecek yukarı çıkıp, çocuğu bisikletle bırakıp takip ediyorlarmış. Çocuklar biraz büyüyünce arkadaşları ile soluğu buralarda alıyorlarmış. Civarı iyi bilen bir lokal arkadaşınız varsa kendi başınıza yapabilirsiniz ama asla yalnız gitmeyin.

Bu turu yapan onlarca tur şirketi var. Hepsinin programı üç aşağı beş yukarı aynı. Ancak verdikleri hizmetler değişik. Tripadvisor’a bakarsanız tepede Assisted Gravity ve Barracuda’yı göreceksiniz. Bunlar kardeş şirketler (anlatılana göre). Her ikisi de üst seviye turlar. Fiyatları 700-800 Boliviano ( 1 TL= 2 Bs) yani 100-110 dolar. Bunlardan tur alırsanız, iyi bir deneyim yaşamanız garanti. Tur öncesi hostelinize otelinize gelip tur hakkında bilgi veriyorlarmış. Belki kahvaltısı ve öğlen yemeği de daha iyidir. Bisikletleri daha parlaktır. Kendinizi özel hissedeceğiniz kesin. Ben 3. şirketle yani Ride On ile yaptım. Sahibi Bolivyalı hatta Yungas Road üzerindeki komunitelerin birinden olan bu şirketin liste fiyatı 480 Bs ben biraz pazarlık yapıp 450 Bs’e anlaştım. Otelinize gelmiyorlar 🙂 Zaten tur hakkında çok bir şey bilmenize de gerek yok. Yolda her şeyi anlatıyorlar ve en nihayetinde bisikletle yokuş aşağı inip rehberi takip ediyorsunuz. Önemli olan bisikletlerin durumu ve rehber. Ride On’un hem bisikletleri hem de rehberleri çok iyiydi. Bisikletler sıfır değil elbet ama şıkır şıkır, iyi yağlanmış, vitesleri düzgün çalışan, ön arka disk frenli, çift amortisörlü bisikletlerdi.

Death Road downhill

Rehberler Death Road inişi için bisikletleri ve ekipmanları hazırlarken. Arkadaki masada ise kahvaltı yapılacak. Rakım 4600 metre.

İyi bir ajansla yaparsanız turun seyri yaklaşık şu şekilde. Sizi otelinizden alıyorlar, minibüsle başlangıç noktasına gidiyorsunuz. 4600 metre yükseklikte dağların arasındaki bu alanda diğer minibüsleri de göreceksiniz. Burada basit bir kahvaltı veriliyor, çay ve kahve ile birlikte. Bu nokta oldukça soğuk. Siz kahvaltı yapıp ekip arkadaşlarınızla kaynaşırken rehberler ve şoför bisikletleri indiriyor, ekipmanları hazırlıyor. Kahvaltınız bittiğinde herkesin bisikleti ve ekipmanı hazır bekliyor. Turu alırken boyunuzu, kask, eldiven, tişort, pantolon ve mont için beden soruyorlar. Ben Ride On ofisine gidip rezervasyon yaptım, orada hepsini deneme şansım oldu. Genelde M giyiyorum ve tüm ekipmanlarım M bedendi. Eldivenim L, kaskım M Siyah idi. Eğer GoPro’nuz varsa üzerinde GoPro kızağı olan kask isteyin tur şirketinizden. Ekipmanları giyip, rehberin brifingini dinleyip, bisikletleri denedikten sonra yola çıkıyorsunuz. Öncelikle bir süre asfalt yoldan, muhteşem vadi manzaraları eşliğinde önde rehber arkada siz gidiyorsunuz. İyi turların iki rehberi var. Biri önde gidiyor, diğeri arkadan takip ediyor. En arkadan da şirket minibüsü geliyor. Yedek bisikletlerle birlikte. Tüm eşyanızı ve suyunuzu minibüse bırakıyorsunuz dolayısı ile yanınızda ekstra şeyler getirmek isterseniz çekinmeyin. Her 15 dakikada bir rehber grubu toplamak için durduğundan, minibüsten bir şey almak-bırakmak, yolun bir kısmını minibüste gitmek mümkün. İkinci rehber ara sıra grubun önüne geçip foto ve video çekiyor. Bizim turda ikinci rehber downhill yarışlarında dereceleri olan oldukça iyi bir bisikletçiydi, gidişini izlemek bile heyecan verici. Ama taklit etmeye çalışırsanız sizin de Death Road’da bir köşeniz olabilir. Ölen bisikletçilerin öldükleri noktalara isimler verilmiş, İsrail köşesi, Hollanda köşesi, İtalyan köşesi gibi. Henüz Türk köşesi yok, öyle de kalır umarım.

Old yungas road

Yeni yapılan asfalt yolda manzara bu şekilde. Aman dalıp gitmeyin… 🙂

Asfalt yoldan ve bir kontrol noktasından sonra asıl Death Road’a geliyorsunuz. Gittiğiniz asfalt yol Yeni Yungas yolu. Orada hikaye başlıyor. İnanılmaz bir yol. Yani inanılmaz, o yolda eskiden gelen geçen kamyonları otobüsleri düşününce çok inanılmaz geliyor. Maalesef çok benzer bir yolu otobüsle geçtiğimden ne kadar inanılmaz olduğunu biliyorum. O zamanlara dair bir iki videoyu aşağıda bulabilirisiniz.

Rehber hep en önde gidiyor. Grubun durumuna göre, iyi sürdüğünüzü düşünürse hızlanıyor. Ancak herkes kendi hızında geliyor. Çok yavaş bile gelseniz diğer rehber ve minibüs sizi takip ediyor. Her 10-15 dakikada bir rehber grubu durdurup, herkesi bekleyip sonraki etap için bilgi veriyor, nerede yavaşlamanız gerektiğini, nereye dikkat etmeniz gerektiğinizi söylüyor. Ayrıca yolda çok kritik noktalara bariyer yapmışlar. Bunları üst üste koyunca şu anda Death Road gayet güvenli. Tabii eğer iyi bir şirketle ve sorumluluk sahibi rehberlerle giderseniz.

Death Road

Welcome to Death Road. Sıcak bir karşılama.

Death Road inişi yorucu bir iniş. %95 iniş bazı yerler düz küçük bir kısım hafif yokuş. Geneli off road olduğu için titreşim bilekleri ve dizleri yoruyor. Bir yandan da sürekli yola konsantresiniz. İyi bir spor. İniş sonunda iyice yorulmuş oluyorsunuz. Rehber sürekli durdurduğu için sürekli yolda değilsiniz, dinlenme fırsatınız oluyor. Bazı yerlerde foto molası veriliyor. Muhteşem vadi ve bisikletlerle çeşit çeşit foto çekiliyor. İniş sonunda yorgunluğunuzu atmak için şirket sizi havuzlu bir otele açık büfe yemeğe götürüyor. Yani çok aham şaham bir otel değildi bizim gittiğimiz, açık büfe de çok zengin değildi ama zaten yemek için gitmiyorsunuz. İnişten sonra havuza atlayıp rahatlamak çok iyi geliyor.

Death Road

Down down down!

Yukarıda yazdığım gibi 450Bs verdim tura. 50 Bs daha bahşiş verdim iki rehber için ki daha da fazla vermek isterdim. Harika bir deneyim yaşadım ve herkese tavsiye ederim. Ride On daha sonra çekilen fotoları ve videoları dropbox hesabından paylaştı.

Death Road inişi için bir kaç tavsiye:
Bisikletinizi mutlaka deneyin yola çıkmadan önce. Sele ayarınızı iyi yapın. Çok kalın giyinmeyin, çıkarabileceğiniz katmanlar olsun. Sabah 4600 metre çok soğuk oluyor, sonra da çok sıcak. Şirket size bir bisiklet tişörtü, bir rüzgarlık, bir pantalon verecek. Ben pantolonu kendi pantalonomun üzerine giydim ve yarı yoldan itibaren piştim, kendi pantalonumu çıkarttım daha sonra. Misal şort getirip yanınızda şort üzerin pantalon yapabilirsiniz. Mayonuzu ve terliklerinizi unutmayın havuz için. Çantanızı arabada bıraktığınız için sıkıntı yok. GoPro ya da diğer kamera mountları için önceden sormayı unutmayın. Yanınızda bir Buff ya da bandana varsa iyi olur, tozlu yollarda yakın giderken toz yutabiliyorsunuz. Yağmurlu mevsimde değilseniz bisiklete binebilecek düz bir spor ayakkabı işinizi görecektir. Ben trekking ayakkabısı giydim, pedal tutuşu çok kötü idi, bir yerde fena kaydı, ayaktayken seleye düştüm. Allahtan kurtardım. Düşsem yola düşecektim, büyük bir tehlike yok ama yine de düşmek istemez kimse. Genelde ayakta gittiğinizi ve sarsıntılı olduğunu düşününce dişli pedalın iyi tutacağı bir ayakkabı seçimi yerinde olacaktır.

Leave a Reply