Ayın karanlık yüzü: Belize City

Guatemala ve Meksika’dan sonra Belize şaşırtıcı bir deneyim oldu. Belize ayın iki yüzü gibi, bazı yerleri karanlık, bazı yerleri aydınlık 🙂

Belize Dollar

Belize doları. 1 USD=2 BLZ gibi. Üzerinde ise İngiltere Kraliçesi var elbette.

Merida’dan uzun bir otobüs yolculuğu sonrası geldiğim Belize City, genel olarak tüm gidenlerin söylediği gibi “tekinsiz”. Öncelikle biraz bilgi vermek lazım sanırım Belize hakkında. Zamanında İngilizler İspanyollar’dan Belize’nin kaynaklarını kullanmak için izin alıyor. Kaynak dediğimizin en büyük kalemi ağaç. Ağaç kesip Britanya’ya götürüyorlar. Ancak bu ağaçlar daha çok tekstil boyası üretiminde kullanılıyor Belize kıyılarında daha öncesinde de İngiliz aktivitesi var, kıyıya vuran İngilizler var, bazı korsanlar var vs. İngilizle Karayiplerden, Afrika’dan köleler getirip çalıştırıyorlar. Burada bir koloni oluşuyor. Aralarında ve çapraz ürüyorlar vs. 1930lardaki İngiltere’deki ekonomik buhranda buradaki ağaç ticareti duruyor. Sonra İngilizlerin ilgisi bitiyor. Yakın zamana kadar İngiliz Honduras’ı olarak anılıyor, İngilizler pek bir alt yapı sağlamadan ülkeden çıkıyorlar ve 1981’de bağımsızlığını alıyor Belize. Bugün en az 5 farklı etnik grup var. Mayalar, ki genelde güneydeler,

Belize flag

Belize bayrağı oldukça renkli.

Garifunalar (Afrikalı ve Karayipli kölelerin karışımı), Mennonites (1950lerde ülkeye gelen Alman, Kanadalı, ABDli yerleşimciler. Bunlar Amish gibi yaşıyor), Kreoller ve unuttuğum bir etnik grup daha. Koca Orta ve Güney Amerika’da resmi dili İngilizce olan tek yer. Ayrıca Belize bayrağında insan figürü olan tek ülke. Beyaz ve siyah iki adam, ellerinde balta ve kürek, ağaç, gemi… Karışık bir bayrak. Okullarda çizdirildiğini sanmam 🙂

Belize Taxi

Şehre indim, taksi ayarladım, arkamı döndüm başkalarını da almış taksiye, meyve ve sebze sandıklarını yüklüyorlar.

Benim gözlemim, İngilizler burada hiç bir altyapı kurmadan çıkmış, köle atalarının devamı olan etnik gruplar buradaki hayatı devam ettiriyor. Düzenli bir şehir hayatı yok. Sanki işgal etmişler de öyle yaşıyorlar gibi geldi bana. Ufak tefek Mayalar’dan sonra, uzun, yapılı, pek dostane olamayan zencileri görmek beni biraz şaşırttı. Nereye geldim lan dedim açıkçası Belize City’e geldiğimde. Bu arada Belize City eski başkent. Bir doğal afet sonrası başkent daha içerideki Belmopan oluyor.

Belize City’de 2 gece geçirdim. Gözümle gördüğüm için memnunum. Herkes gitmeye gerek yok, bir şey yok, güvenli değil diyor, haklılar ama işte kendi gözünle görmek başka 🙂 2 gece de dışarı çıktım. Gece derken 21.00-22.00 gibi döndüm. Gece sokaklarda yürürken tedirgin oldum. Şimdi, arkadaşların çoğu “Hey my brother!” kafasında ama tonu çok samimi değil. Belize’nin başka yerlerinde durum daha farklı. Lokal biriyle konuşurken dedi ki, “Bak şuradan sonrası daha güvenli, çünkü burada turizm var, dükkanlar var, gelir var”. Dedim ki “Anladım, yeterince kazanıyor dükkanlar”. “Dükkanlar değil çeteler!” dedi 🙂 Çeteler turistik bölgeden yeterince para kazanıyorlar ve turistlere bir şey olsun istemiyorlar. Ama merkezin dışında durum tehlikeli.

Belize house

Her şey, her yer kilit altında, demirler arkasında.

Genelde Belize City’ye 2 tip turist geliyor. Belize City’den hemen çevredeki yakın adalara gidenler, hiç bir şekilde Belize City’de vakit geçirmeyen turistler ve şehre uğrayan Karayip cruise gemilerinden inen turistler. Turism village ise kapalı, sadece gemi yolcuların girebildiği bir alan var, dükkanlar, restoranlar vs. Yada bunları kapıdan alıyorlar, yarım günlük tur yaptırıp tekrar gemiye bırakıyorlar. Turist görünce cruise yolcusu muamelesi yapıyorlar. Bir köprüden denize bakarken, “Ben sanatçıyım, sana etrafı gezdireyim mi diye” yanaşan biri oldu. “ırkçı değilsin değil mi, ben iyi bir adamım” diye devam etti. 1 dakika sonra “10 dolar versene açım”a döndü muhabbet. Bir şekilde def ettim, başka biri yanaştı. Havadan sudan konuştuktan sonra kokain, kadın ne varsa satmaya çalıştı. Yok istemiyorum dememe aldırmadı, “Ama çok iyi kokain!” diye pazarlamaya devam etti. “Tamam, ihtiyacım olursa seni bulurum” diyerek zor kurtuldum.

Belize street

Bizde sokak hayvanı olarak kedi-köpek, Belize City’de kocaman yengeçler var.

Bu arada komik hikaye, daha sonra okudum bloglarda. Sana uyuşturucu satıyorlar, sonra polise şikayet ediyorlar, polis yakalıyor seni, fiks ücret var 3000-5000 dolar gibi bir şey, verip çıkıyorsun. Parayı paylaşıyorlar. Nasıl tezgah? 🙂

Öyle bir şehir ki, tekneden iniyorsunuz, taksi ile anlaşmışsınız, elinde isim sizi bekleyecek kapıda. İçerideki diğer “taksicilere” sizi bekleyen biri olduğunu söylediğinizde size “Bazen yağmurda gelmezler, ben götüreyim sizi” diyor. 10 metre gittiğinizde kapıda sizi bekleyen taksiyi görüyorsunuz.

Kaldığım otelde, odaya girmek için dış kapıyının asma kilidini açıyorsun, otel binasının kapısını açıyorsun, sonra odana giriyorsun. 3 anahtarın var. Hapisane gibi 🙂

İşin özü, Belize City’de “Ulan Karayiplere geldim! Hey man, wassup! Şurada kankalarla iki tüttüreyim. Şurada biraz perküsyon çalayım” gibi bir durum yok. San Pedro, Caye Caulker gibi yerleri ziyaret edecekseniz mecburen gitmeniz gerek ama kalmanızı tavsiye etmiyorum.

Belize City’deki en güzel anım, Profesör Prens Charles’den Belize Turizm Elçisi ünvanı almam oldu 🙂 Sonraki yazının konusu olsun.

2 Comments

  • YASİN 14/06/2016 Reply

    SERHAT BUNLARI FACEBOOKTAN PAYLAYŞSAN İNAN ÇOK TAKİPÇİN OLUR İNSANLAR SENDEN BİRÇOK ŞEY ÖĞRENİR BU BİR DÜŞÜN

    • Serhat 14/06/2016 Reply

      Paylaşıyorum zaten kendi hesabımdan 🙂
      Ayrıca br sayfam yok.

Leave a Reply